urla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
urla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Ağustos 01, 2014

GEZİ | Urla'da bir Yörük



Dar ama sevimli taş sokaklar, arnavut kaldırımlar, köy kahveleri, gökyüzünü rahat bırakmış alçak yapılar, bisikletli mahalle sakini, en taze meyve sebzeleriyle sokak arası satıcılar, hafif rüzgar, tatlı bir sıcak ve tüm istediklerini elde etmiş mevsimlerin biriciği yaz... Bunlar benim Urla'yı sevme sebeplerimden sadece birkaçı. Daha fazlasını ise gittikçe keşfediyorum.


Özellikle ofis hayatıyla daha fazla haşır neşir olmaya başlayalı haftasonları kendimi daha çok sahillere, çimlere, toprağa atasım geliyor. Hele ki bazı günler aynı bu fotoğrafta olduğu gibi makyajın zerresini yüzüm kabul etmiyor. Kardeşim makyajsızlığa gardını gözlükle almış, benim gözlüğüm kafamda öyle de bir pervasızlık :p Herneyse kendimi doğa ananın şefkatli kollarına bırakma arzum yine geçtiğimiz bir hafta ortasında belirince önce namını çok duyduğum Yörük Aile Evi'nin resimleriyle teselli oldum, sonra bir baktım ki Pazar erkenden yollara düşmüşüz! :o


Post'u paylaşma tarihim aslında biraz gecikti. Ramazan dolayısıyla bir lezzet yazısı yazmamayı tercih ettim. Umarım herkes için bereketli bir Ramazan ve mutlu bir bayram olmuştur.


Yörük Aile Evi kahvaltılarıyla çok ünlü. Ancak sadece sadece kahvaltıdan ibaret bir yer de değil. Diğer seçenekler de harika bir referans olan kahvaltısıyla denenmeyi hak ediyor. Bir kere ürünlerin çoğu organik ve civardaki köy halkının mahsulleri. Bu yüzden gözlemelerden peynirlere, yumurtadan zeytine her şeyde doğallığın lezzeti vardı. Bu lezzete artık çok ender rastlamak ne kötü :o

Yörük'te kahvaltının bir diğer güzel yanı da serpme kahvaltı kültürüyle servis yapmaları. Bence ne tabakta hazır gelen sunum ne açık büfe, serpme kahvaltının tadını vermiyor veremiyor. Bence Cemal Süreya'nın mutlulukla ilişkisi olmalı dediği kahvaltı en çok evdeymiş de tüm masa donatılmış gibi yapılınca güzel. Bir de buna doğa harikası yemyeşil bir alan eşlik ediyorsa; daha fazlasına gerek yok. :)


Servise gelince; Yörük'te servis de son derece hızlı ve bilinen kahvaltı mekanlarının aksine uzun uzun bekletmiyorlar. Ki bu bence önemli bir sorun. Misal Çeşme'de Sedir'e gidin, normal bir kalabalıkta bile kahvaltı servisi için en az yarım saat bekletiliyorsunuz. Kapıda, oturabilmek için beklediğiniz süreyi saymıyorum bile. Yörük'te böyle bir sorun da yoktu, bu sorunu fazla ve ilgili personelle çözmüşler.

Günün devamı da Urla'nın enfes koylarından birinde bu yazın denizle ilk kucaklaşmasıyla geçti. Hatta o da bir başka post'un konusu olmuştu. Temmuz ayı benim için güzeldi ama bitti. Zaten doğum günüyle ve beş günlük tatille gelen bir ay kötü geçebilir mi... :)

Tatile nazar boncuğu olarak iliştirilmiş iki günün biri de bugün bitti. Benim için zor bir gündü. O yüzden yarını kolaylaştırmak için hafta sonu dileğim şimdiden hazır. Herkese mutlu ve çabucak gelecek hafta sonları! :)








Devamını Oku

Pazartesi, Temmuz 07, 2014

DÜNYA HALİ | Yengeç


Dikkat dikkat! Bu fotoğrafta gördüğünüz tipik bir Yengeç burcu temsili olabilir. :) Denizi ayrı kenarını ayrı sevmek, mavinin tonuna bağlı duygu değişimleri yaşamak, çok sevindiği zaman da çok üzüldüğü zaman da bire bin katmak gibi özelliklerle kendini gösterir :) Benim bu defaki bire bin katmam sevinçten. Sevincimin sebebi de denizle ilk kucaklaşma. Yer Urla Bodrum koyu. Deniz tam sevdiğim gibi yani buz gibi. Atladıkça çocuklar gibi şen yapan, hafiften de sersemleten iskelesi sayesinde hava pişirse de sorun yok.


Bu fotoğraflar çekilirken renklerle özel bir uyum yaratmak gibi bir amacım yoktu. Uyum kendiliğinden gerçekleşmiş! :o Fonum da ben de çokça sarı, mavi, yeşiliz. <3





Bence biz doğanın farklı farklı çocukları; en çok birbirimizle güzeliz. Bu birbirimize kavuşurkenki coşkulu sevincimiz de belki o yüzden. İşte mesela denizle ilk kucaklaşma, yemyeşil dağla, mis kokulu çiçekle ilk buluşma, çimenlere yayıldıkça mayışma, bulutların arasından geçtikçe oluşan kalpteki kelebek etkisi... Hepsi birbirimize çok yakışmamızdan.

Sanırım aramızdaki kendiliğinden uyumun sebebini buldum! :)

Devamını Oku

Çarşamba, Haziran 04, 2014

BEN HALİ | Tek cümle

Tek bir cümle. İçine bir dolu şey sığan koca bir günün ardından bazen tek bir cümle kalıyor. Ben de uzanıp uyku moduna geçtiğimde bazen o günü tek bir cümleyle uğurluyorum. Ders çıkarmak gibi bir niyetim yok. Zaten öyle bir iddiam da yok. Çünkü hayat ve getirdikleri kendi başımıza çıkardığımız dersler karşısında o kadar dirençli, güçlü ve başka ki.

Bu cümlelerse arada bir kendi içimizi derleyip toplamak açısından güzel. Ben de derleme toplama yaparken atmaya kıyamayıp yazdıklarıma rastladım geçen gün. Bir köşede durmalarının bana bir zararı yok dedim ve o köşe olarak da bu post'u seçtim... Ama kendi yaşadıklarımdan ama başka şeylerden yola çıkmışım, kendime bu cümleleri söylemişim. Fotoğraflar da yine mis gibi, sıcacık bir pazardan. Naif, dingin, keyifli bir Urla gününden.


Öncelikle çok klasik ama gül. Kocaman gül. Hem gülmek yüzde 17 adele çalıştırıyorken, somurtmak için 43 adele çalışıyormuş! Adeleleri çok yormanın ne gereği var :o

Sıranı bekle. Eğer herkese yetecek iyilik, hepimizin dibe vuracağı zamanlar, hepimizi dipten zirveye zıplatacak mucizeler olmasaydı  bu kadar çoğalabilmemizin imkanı var mıydı...

Gerçekçi ol. Hayal denen gerçeği de yadsımadan.

Bonkör ol. Verimli harca. Zamanını, emeğini, paranı, sevgini...

Seni en çok sevenler hayatın sana en güzel jestleri. Onlara sıradanmış gibi davranma.


Kendi seçtiğin kardeşlerin, çokça paylaşacağın dostların olsun.

Olumsuzunu görmeden olumlusunun değerini anlayamayacağımız zamanlar var ya. Bir yığın zorluğu atlatıp derin bir nefes aldığında büyük bir teşekkürü de o zamanlar hak ediyor. İhmal etme.

Büyük başarıların, büyük mutlulukların arkası hep küçük adımlarla dolu. Küçük adımları önemse.

Mutlu olmanın bir yolu da mutlu etmek. Mutlu et.

Bir çocuğun gülümseme nedeni olmanın güzelliğini sık sık yaşa.

Ardına bakma. Geçmişe bakıp değiştirebileceğin hiçbir şey yok.

Sadece işinden ibaret bir insan olma.

Bazen boş boş tavanı izle. Garip bir şekilde iyi geliyor.

Güzel zamanları fotoğrafla. Zaman ancak bu şekilde kendini dondurabilme lüksü veriyor.

Ve risk al. Küçük büyük. Sonunu kestiremeyeceğin heyecanla sarılabileceğin bir şeyler olsun.


Sizin de derleme toplama yaptığınız zamanlar illa ki vardır. Ve sizin de atmaya kıyamadıklarınızı bu yazı altına eklesek ne güzel olur. Belki kendi bolluğundan bizden alacaklarına ihtiyacı yok ama, bizim biriktirdiklerimiz de hayatta bir renk olmuş olur.

Herkese mutlu haftalar!


Devamını Oku