Salı, Aralık 15, 2015

KOZMETİK | Nars Matte/Shimmer Far Paleti


Çok severek kullanıp türlü gölge oyunları yapmaya bayıldığım far paletimle herkese merhaba!
Bazı ürünleri severek kullanmaya biraz da anıları sebep oluyor. İşte Nars Matte/Shimmer Far Paleti de benim için çok güzel anıları olan, çok özel tuttuğum hediyelerden biri. Tüm bunların yanı sıra en sevdiğim göz makyajlarımı hep bu paletle yapıyorum. <3

Ve evet Nars ürünlerine ayrı bir zaafım da var. Sonradan aramızın bozulduğu Radiant Creamy Concealer'ı saymazsak hemen hiçbir ürününde falso yaşamadım. Allıklarının, rujlarının ve gloss'larının kalıcılıklarına hayranım, Nars Sheer Glow Fondöten ile ise ayrı aşk yaşıyorum.

Farlarını deneme şansım hiç olmamıştı ancak renk skalalarını çok beğeniyordum. Tam benim renklerim diyebileceğim sekiz renkten oluşan, yaklaşık üç aydır kullandığım bu palet sayesinde de Nars farlar hakkında biraz fikrim oluştu.


Ben bu farların en çok kalıcılıklarını sevdim. Bazlı ve bazsız her iki şekilde de denedim ve her iki türlü de beni yarı yolda bırakmadılar. Pigmentasyonları da gayet başarılı ve tek darbede bile farlar rengini kolayca veriyor. Ve bu arada! Özellikle dumanlı göz makyajı yapıyorsam tozutma problemi yaşamayı herkes gibi ben de hiç sevmiyorum. Ve bu farlar uygulama esnasında asla tozutmuyor. 

Dört mat dört ışıltılı fardan oluşan bu palet benim joker far paletim. Nişan makyajımın kahramanlarından biri olduğu gibi hem gündüz hem gece makyajlarımda şahane iş çıkarıyor. 

Ve İzmir'e kendi mağazasını henüz açmış olan Nars şu sıralar bir ürünle daha aklımı çeliyor. O yüzden yavaş yavaş oluşturmaya başladığım whishlist'ime o transparan pudrayı ekliyorum. :) Sizinkinde de bir far paleti olacaksa eğer bu paleti kesinlikle öneriyorum! :)

Herkese çokça sevgiler! :)
Devamını Oku

Çarşamba, Aralık 09, 2015

KİTAP | Küçük Prens deyince


Evet biliyorum. Sürekli bu kitapla ilgili paylaşımlar yapıyorum. Bazen bir sayfasında uzun uzun kalıyor, bir satırın altını çizerken o anki ruh halime ya da o günüme rastlıyorum. Bazen kitaptaki minik kahramanın peşine takılıp hayallerine ortak oluyor bazen ben de onun gibi sıkça soru soruyorum.

Eğer "Küçük Prens"in bana ne ifade ettiğini sorarlarsa ben onu "baş ucu kitabım" diye tanımlarım. Ki sanırım kendi ölçümde en iyi tanımlamamı da bu şekilde yapabilirim. Çünkü baş ucu kitaplarımı hem kütüphanemde hem kendi dünyamda ayrı bir yere koyarım. Her halimi anlayacak bir tane olduğundan en çok beraber olduğumuz akşam saatlarinde pek sessizlik olmaz. Ve genelde onlar konuşur ben dinlerim. 

Gün boyu üzerime vantuz gibi çektiklerimden arınmaya çalışır en hafif halimle, saçımı alelade topladıktan, en rahat pijamalarımı üzerime geçirdikten sonra dizlerimi karnima çeker o anki moduma göre içlerinden birini elime alırım. 


İşte Küçük Prens de o kitaplar içinde benim gizli mabedim, sığınağım. Bu mabette gerçekler sadece bakmasını bildiğinde görünüyor. Eğer temiz bir gözle bakabiliyorsan seni de o temiz gerçekliğine dahil ediyor. Hayallere asla göz devrilmiyor, hiçbiri yüzeysel bir ön yargıyla  "saçma" damgası yemiyor. İçinde çocuk yaşamayan kimsenin tam olarak anlayamayacağı bu kitaba iyi ki "çocuk kitabı" denmiş o yüzden. 

Çünkü başka bir şekilde en çözümsüz sanılanın aslında ne kadar basit olduğunu görmek bu denli kolay ve naif olmazdı. Bazen gardını düşürmek ve şöyle bir soluklanmanın aslında ne kadar gerekli olduğu anlaşılmazdı. Hayal kurup kendi hayatını bunlarla beslemenin seni yalnızlıktan ve tüm o sıkıcı kalıplardan kurtaracağına inanılmazdı.


Ben Küçük Prens sayesinde görüyorum ki ıssız bir çöle bile düşsem bir vaha bulabilirim. Cevap alana dek dilediğim kadar soru sorabilirim. Bulunduğum bir yerden, bir şeyden koparken bir başka yerde eşşiz güzellikte pek çok şey keşfedebilirim. İstediğim şeyi göremediğimde onu kendi baktığım yerde arayabilir kendi bulunduğum yere konuşlandirabilirim.

Siz de böyle bir kitabı baş ucunuza koymaz mısınız? Eğer hala okumadıysanız da hazır yeni yıl yaklaşıyorken yeni seneye ve tüm hayatınıza armağan etmek istemez misiniz?

Herkese çokça sevgiler!

Devamını Oku

Cuma, Aralık 04, 2015

KOZMETİK | MAC Mineralize Kapatıcı


Bazı ürünler var ki cildinize en oturanı, en yakışanı bulsanız bile sizi yeni arayışlardan vazgeçiremiyor. İşte benim için de göz altı kapatıcıları tam olarak böyle. Mesela hayatımı tek bir kapatıcıyla geçirecek olsam hiç düşünmeden MAC Pro Longwear derim. Ama bu başka ürünler denememe, iflah olmaz bir kapatıcı delisi olmama engel değil. :)

Çok yoğun kapatıcılığa ihtiyaç duyacak kadar koyu morluklarım esasen yok. Ama uykusuzluktan hafif torbalanan ve yüksek doz miyopun bilgisayar başında geçen uzun saatlerin de etkisiyle iyice arttırdığı kızarıklıklarım var.

Pro Longwear'ın nemlisi diye tanımlayacağım bu kapatıcı kızarıklıklarımı örtüyor, torbaları da sağladığı renk eşitliğiyle nispeten gizliyor. MAC Mineralize Kapatıcı'nın nem vermesini, göz çevremi yormamasını, o kadife bitişini ve kalıcılığını çok ama çok sevdim. Kış mevsiminde olmamız sebebiyle tüm bunları kurutmadan yapması da benim için şahane. Kapatıcılığı gayet başarılı ve corrector'sız bile bence gayet yeterli. Ama işte bir kusuru var ki o da çizgilere dolması! 


Ben göz altımı pudrayla sabitlemeyi sevmediğimden ve zaten cilt tipim de buna uygun olmadığından çizgilere dolma sorununu bu yolla çözemiyorum. Ama şunu keşfettim ki parmaklardan ziyade nemli bir süngerle uygulanırsa bu problem minimuma iniyor. Fırça olarak da her fırçayı değil ama Real Techniques Expert Face Brush'ı çok yakıştırdım.

Renk olarak ise ben kışın NW 15'e geçerim diyordum ancak denediğimizde çok açık ve yapay kaldı. O yüzden benim rengim NW20.

Ayazın birden gelip çattığı şu havalarda elim MAC Mineralize Kapatıcı'dan başkasına gitmiyor. Ve bir süre de böyle devam edecek gibi. <3

Herkese çokça sevgiler!


Devamını Oku

Perşembe, Kasım 26, 2015

KOZMETİK | Benefit They're Real Push-Up Liner


Herkese merhaba! Eğer sizin de bir rimel ve bir eyeliner'dan beklentileriniz benimki gibiyse bu yazıda size bir iyi bir de kötü haberim var!

Tabii öncelikle ben neler bekliyorum bir rimel ve eyeliner'dan ondan bahsetmeliyim. Bir kere rimel kesinlikle siyah, simsiyah olmalı. Gün boyu akmamalı ve kirpiklerimi olabildiğince hacimli göstermeli. Kıvırma ve uzatma özelliği ise olsa süper olur ama olmasa da sorun etmem.

Eyeliner'a gelince. Eyeliner günlük makyajımın göz bebeği olduğu için ondan da öncelikli beklentim akmaması. Uzun çalışma saatlerime ayak uydurup, gün sonunda zaten darmaduman olan beni pandaya çevirmemesi. Ve elbette yine simsiyah olması.

Benim bu They're Real-Push-Up Liner ikilisiyle olan ilişkim yaklaşık iki ay öncesine dayanıyor. Ve bu süre içinde de hemen her gün kullandım. They're Real rimel hakkında duyduklarım zaten çok olumluydu, kullandıkça o olumlu yorumlara sonuna kadar hak verdim.


Bir kere asla ama asla akmıyor. Ki bir rimel bende akmıyorsa kimsede akmaz gibi gelir bana hep. Çünkü nemli/yağlı göz kapaklarımdan sebep çok az üründen bu anlamda memnun kaldım. Bunun yanı sıra inanılmaz hacim veriyor. Ve sürdüğüm her gün "kirpiklerinde ne var" sorusu mutlaka geliyor. Uzatma ve kıvırma özelliği olsa da olur olmasa da demiştim ama bu rimelde öyle bir uzatma etkisi var ki sürdükten sonra kirpiklerim neredeyse kaşlarıma değiyor. :o <3 Waterproof olmamasına rağmen biraz zor çıksa da bu kadar artıya bence hiç problem değil.<3

Ama push-up liner! İşte o tam bir hayal kırıklığı oldu. Beklentilerimi çok yüksek tuttuğum için mi bilmiyorum ama gerçekten hiç beğenmedim. Öncesinde baz bile kullansam sürdükten birkaç dakika sonra göz kapağıma bulaşmasını, sürümünün çok zor olmasını ve topak topak ufalanmasını, ürünü çıkarırken miktarının bir türlü ayarlanamamasını hiç ama hiç sevmedim. Hem akma yapıp hem çok zor çıkan bir ürün nasıl oluyor bilmiyordum ama keşke bu ürünle öğrenmeseydim. :o Kabullenmek istemeyip hala üsteliyorum belki severim diye ama zor, çok zor =)

Eğer bir rimel arayışındaysanız They're Real'ı gönül rahatlığıyla önerebilirim. Akmayan, simsiyah eyeliner konusunda ise hala arayışım devam ettiğinden sizden de öneriler alabilirim. =)

Şimdilik benden bu kadar.
Herkese çokça sevgiler! :) <3






Devamını Oku

Salı, Kasım 17, 2015

KOZMETİK | Garnier Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu


Akşam eve geldiğinizde sabah bin bir özenerek yaptığınız makyaj yüzünüze ağırlıktan başka bir şey yapmıyorsa, cildiniz sadece ve sadece arınıp derinlemesine temizlensin istiyorsanız yazıyı okumaya devam edin! :p

Zira bu su fiyatından beklenmeyecek şahanelikte perfomansa sahip şimdiye kadar kullandığım en güzel makyaj temizleyicilerinden biri. Ben yaklaşık iki yıldır kullanıyorum ve bu üçüncü kutum, sürekli de almaya devam edeceğim.

Nedenlerine gelince. En önemlisi akşam makyajımı temizlerken makyajdan ve kirden eser bırakmıyor. Cildimde kızarma, alerjik reaksiyon vs. gibi bir etki de göstermedi ki bu tarz ürünlere duyarlı bir cilde sahip olduğumu da belirtmeliyim. Güncel fiyatı 19.90 ve bir de indirimde falan denk gelirseniz bence başka uygun fiyatlı muadilini aramayın. Çünkü 'drug store'larda satılan benzerlerinden sanmıyorum hiçbiri bu ürünle yarışsın. En azından ben Nivea'nin Micellar Suyu'nu denedim ve hiç beğenmedim. Loreal Makyaj Temizleme Suyu için de tonikten hallice diyebilirim.

Ben de daha fazla macera aramaktan vazgeçtim ve yola sadece Garnier ile devam ediyorum. Az önce de pamuğa döktüm ve çok fazla makyaj yapmamış olmama rağmen yüzümden sanki tonlarca ağırlık gitti. Bu post da o yüzden teşekkür niyetine. <3

Hafta ortasından herkese çokça sevgiler! :)




Devamını Oku

Çarşamba, Kasım 11, 2015

KOZMETİK | Mac Face and Body Fondöten


Herkese merhaba!

Bu yazıda sizlere Mac'in su gibi hafif, bir o kadar da başarılı fondöteninden bahsedeceğim. Face and Body ile de yaklaşık dört aydır beraberiz. Ve ben bu fondöteni kendime doğum günü hediyesi olarak almıştım. :) Aldığım tarihten bu yana da kullanıyorum ve hakkında söyleyeceklerim epey birikti. 

Öncelikle benim çok sevdiğim, günlük makyajı da gece makyajını da çok iyi kotaran başarılı bir fondöten. Yapısı su gibi, incecik. Satin bir bitişe sahip ve kapatıcılığı çok çok az. Sadece cildin renk tonunu eşitleyip, canlı bir bitiş sağlıyor. Kullanmadan önce iyice çalkalanması gerekiyor çünkü ürün su bazlı olduğu için sanırım beklerken ayrışıyor. Ve uygularken parmaklardan ya da süngerden ziyade 'stippling' tarzda fırçalar daha iyi sonuç veriyor.


Ben bu fondötene çok yakışacağını düşünerek ilk Real Techniques Buffing Brush ile uyguladım. Ancak bana göre sonuç kelimenin tam anlamıyla fiyaskoydu. Buffing Brush zaten hafif ve kapatıcılığı az olan bu fondöteni iyice yedi ve yok etti. İkinci olarak Real Techniques Stippling Brush ile denedim. Bu defa istediğim sonucu almıştım, hatta en iyi sonucu bu yukarıdaki RT fırçayla almıştım.


Fondöteni yazın aldığım için bendeki renk olan C2 yazın ve sonraki üç-dört ay iyi oluyor ama tenim iyice açıldığında C2 bir tık koyu kaçabiliyor. Ben de bu soruna Loreal Lumi Magique bazla ya da MAC Strobe Cream ile çözüm buldum. Bu iki ürünü Face and  Body'ye karıştırdığımda hem istediğim rengi elde edebiliyorum hem de o bayıldığım satin bitişe biraz ışıltı katıyorum. <3

Kullanım alanı açısından  da dediğim gibi hem günlük hem gece makyajlarımda sıkça kullanıyorum. Nerede görsem tanıyacağım o kendine has duruşunu, çok iyi fotoğraf vermesini, cildimi boğmamasını, oksitlenme yapmamasını, yok gibi olup bir o kadar can kan vermesini çok ama çok seviyorum.

Eğer çok yağlı bir cildiniz yoksa bence siz de bu fondötene bir şans verin. Bir fondöten alıp kullanma hakkınız varsa ve özellikle günlük kullanacaksanız hakkınızı kesinlikle Face and Body'den yanan kullanın. Eğer bana hak verir ve teşekkür etmek isterseniz de yorum bırakın bu post'un altında buluşalım. :p

Çokça sevgiler herkese! :)


Devamını Oku

Pazar, Kasım 08, 2015

GÜZELLİK | Bir Kiehl's hihayesi II


"Pazar günü bakım günü" mottosundan yola çıkarak günün anlam ve önemine hayli uygun olduğunu düşündüğüm bir post'tan herkese merhaba! :)

Hatırlarsanız şu yazımda tanışıp çok memnun kaldığım Kiehl's ürünlerinden bahsetmiştim. Baktım onlardan gayet memnunum ve temizleyici-tonik-nemlendirici üçlüm de bitiyor onları da Kiehl's'lar ile yenilemeye karar verdim. Ancak bu defa ürünlerimi telefonla sipariş etmek yerine, esaslı bir konsültasyonla seçmek istiyordum. Ve bunun için de Ankara'ya gideceğim bir tarihi belirlemiştim. Malum Kiehl's'ın İzmir'de henüz mağazası yok ama çok yakında açıyor! Üstelik telefonla siparişin yanında, internetten online alışverişe de başladı, oley! :)

Gelelim ürünlere. Ankara Armada mağazasındaki Kiehl's uzmanı kısa bir analizin ardından cildime Ultra Facial serisini uygun gördü ki benim de gözüm onlardaydı. Yaklaşık üç aydır bu seriyi kullanıyorum ve izlenimlerime gelince;


Temizleyiciyle başlayacak olursam açıkçası bu temizleyiciden pek memnun kalmadığımı söylemeliyim. Çünkü yüzümü yıkarken dağılmıyor, dağılmadığı için ürün yüzümde köpürmüyor. Hal böyle olunca tonikle sildiğimde makyajımın büyük bölümü de çıkmamış oluyor. Ben derinlemesine temizlik beklerken bu etkiyi görünce epey hayal kırıklığına uğradım. O yüzden neyse ki önce deneme boyunu alıp denemişim diyorum. Orijinal boyunu almayacağım.


Ancak tonik için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim, çünkü Ultra Facial Toner'ı çok beğendim. Kuru cildime uyguladığımda gerilme, yanma gibi bir problem hiç yaşamadım ki bu da sanırım alkolsüz olmasından. E vitamini, avakado yağı, kayısı çekirdeği yağı gibi bileşenlerden oluşmasını da ayrıca güzel. Çünkü bu sayede yüzüme uyguladığımda inanılmaz bir rahatlama hissi yaratıyor. Bittikçe alacağım ürünlerin arasına bu özellikleriyle çoktan girdi.


Nemlendiriciye gelince. Bu üründen önce Nuxe Reve de Miel serisinin nemlendiricisini kullanıyordum. Atopik kuru cildime çok iyi geldi ve cildim eskiye oranla nispeten daha az kuru. Ultra Facial Cream'e de cildimin nem dengesinin test edilmesi sonucu başladım ve gerçekten de çok memnunum. Özellikle su takviyesi yapma özelliği cildime ilaç gibi geliyor. Yağlandırmadan nemlendiriyor, yapış yapış bir his bırakmıyor, ve kolay emiliyor. Kullanmaya başladığımdan beri cildime ne kadar iyi geldiğini görebiliyorum ve farkın gözle görülür olduğunu da sıkça duyuyorum. <3
Yine bu nemlendirici de avakado yağı, buzul proteini, çöl bitkisi ve skualan gibi temiz ve cilde son derece yararlı bileşenlerden oluşuyor. Ben satın alırken 125 ml'lik büyük boyunu aldım ve üç ayın ardından yarısından fazlasıyla dolu hala kutu. Yani oldukça da bereketli. 


Göz çevremde ise Avakadolu Göz Kremimin ikinci kutusundayım. Nemlendirmesinden çok çok memnunum. Sayesinde yoğun kapatıcılarımı uygularken, göz makyajı yaparken duyduğum vicdan azabım azaldı. Ama işte biraz geç emiliyor. Vaktim bolsa bu sorun değil ancak sabah hızlı makyaj yapmak zorundaysam sorun. Çünkü tam emilmeden sürülen her ürünü cildim asla kabul etmeyip kusuyor. O yüzden ben bu ara daha çok gece rutinimde kullanıyorum.


Son olarak da burun kenarlarımda hafifçe beliren gözeneklerime uyguladığım deneme boyu kil maskesi var. Rare Earth Deep Pore Cleansing Masque, içeriğindeki amazon beyaz kili ile geniş gözenekleri küçültmeyi vaad ediyor ancak bunun için sanırım daha uzun bir kullanım gerekiyor. Ben yaklaşık iki aydır kullanıyorum ve gözeneklerdeki küçülme etkisini henüz göremesem de her kullanım sonrası cildimde bir canlanma, arınma hissediyorum. Bu yüzden esas boyunu da sanırım edineceğim. 

Kiehl's'in en güzel yanı temiz içeriklerinin yanı sıra, personelinin ilgisi, güler yüzü ve bilgisi bence. Bu telefonla görüştüğüm Bağdat Caddesi uzmanında da böyleydi, Ankara Armadan Kiehl's'da da. O sebeple İzmir'e açılmasını dört gözle bekliyorum. Eminim keşfedilecek daha ne güzel ürünler vardır. <3
Devamını Oku