makyaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
makyaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Eylül 01, 2017

KOZMETİK | MAC Fanfare Ruj İncelemesi



Yazı resmi olarak sonlandırdığımıza ve yeterince dinlendiğimize göre bloga tekrar dönüş yapabiliriz! Herkese yeniden merhaba :)
Bugün bahsedeceğim ürün MAC'in Fanfare ruju. Dünya Ruj Günü için MAC Gordion'a gittiğimde yine hiç aklımda olmayan bir rengi yine Ufuk sayesinde aldım ve yine pişman olmadım. MAC'de hem kişi için doğru ürün seçimini, hem makyajlarını hem de sonsuz nezaketini çok sevdiğim Ufuk Türüdü'yü buradan takip edebilirsiniz.



Ruja gelecek olursak. Rengi çok güzel bir kahve alt tonlu pembe. Kahvelik de pembelik de bu ruj da çok ön planda değil ve ikisinin dengesiyle şahane bir dudak rengi ruj ortaya çıkmış. Yapısı kremsi ve nemlendirici özelliği de var. Kalıcılığı elbette ki mat seriler kadar iyi değil ancak kremsi yapıda bir ruj için de hiç fena değil.

Bence tüm "gözler koyu, dudaklar nude"cular bu renge bakabilir. Zira koyu göz makyajlarını çok güzel tamamlıyor. Son olarak fiyatı da indirimsiz haliyle 69 TL.

Benim şimdilik anlatacaklarım bu kadar. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere! :)

Ve ayrıca herkese mutlu bayramlar!

Burcu,



Devamını Oku

Pazar, Temmuz 09, 2017

KOZMETİK | Favoriler #1

Herkese merhaba;

Uzun zamandır blogda olamayınca, yaz mevsimi nedeniyle kullandığım ürün miktarı da epey azalınca dönüşü bir favoriler yazısıyla yapayım dedim. Eskiden favoriler yazılarını her ay yazardım ancak son zamanlarda kullandığım ve favorim olan ürünler her ay değişmiyor. Bu nedenle periyodları aylıktan biriktirdiğim ürün sayısına/farklılığına çevirdim.






























MAC Face&Body Fondöten: İlk olarak ten ürününden başlayacak olursak. Mümkün mertebe ten ürünü kullanmadığım yaz aylarında eğer kullanacak olursam tercihim senelerdir sabit. MAC Face&Body. Su gibi, incecik, cildi boğup yormuyor. Zaten öyle yoğun kapatıcılığı da yok, yaz ayları için biçilmiş kaftan.

Lancome Effacernes Kapatıcı: Yine son zamanlarda elimden düşmeyen kapatıcı Lancome Effacernes. Çizgilere dolmuyor, kurutma yapmıyor, yeterince kapatıcı ve en güzeli de SPF 30 içeriyor.




























MAC Cremeblend Ladyblush Allık: Son zamanlardaki allık favorim aldığım günden bu yana elimden bir gün olsun düşürmediğim MAC Cremeblend Ladyblush allık. Sanırım sadece son zamanların değil tüm zamanlarımın favorisi haline geldi; detaylarından bir başka yazıda bahsedeceğim.<3

Loreal Color Riche Matte 640 Erotique Ruj: Bu aralar elimden, çantamdan düşürmediğim, yanımdan ayırmadığım ruja gelince. Loreal Color Riche Matte'lerden 640 Erotique rengi. Çook doğal bir nude; yokmuş gibi duran ruj arayanlar kesinlikle baksın.<3

Too Faced Chocolate Bar: Far paleti olarak kardeşimin makyaj çantasından kaptığım Too Faced Chocolate Bar son zamanlarda en çok kullandığım far paleti. Kapağı açar açmaz gelen çikolata kokusu da renkler de şahane. Özellikle günlük kullanımda Marzipan'ın hastasıyım. <3

Maybelline Lash Sensational Maskara: Son zamanlardaki maskara favorim ise, maskaralarına bayıldığım Maybelline'in Lash Sensational'ı. İstediği kadar kirpiklerden zor çıksın; kalıcılığıyla, verdiği yoğun hacimle, simsiyah rengiyle en sevdiğim maskaralardan.





























Bakım favorilerime gelince.

Otacı Gül Suyu: Gül suyu kullanımına baya uzun zamandır ara vermiştim ki iki ay önce Otacı'nın bu %100 Gül Suyu'nu alarak yeniden kullanmaya başladım. İyi ki de başlamışım. Cildimi germiyor, en yumuşacık etkiyi aldığım en doğal tonik.

Yves Rocher UV Beauty Shield Güneş Kremi: Yine uzun zamandır kullandığım Yves Rocher UV Beauty Shield güneşin iyice yüzünü göstermesiyle günlük bakımımın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Sürdükten sonra yapış yapış, beyaz beyaz olmuyor. Cilt tarafından çabucak emiliyor. Özellikle kuru ciltler için şahane bir ürün.

Soft&Gentle 0%  Aluminium Deodorant: Deodorant konusu malum. Hem çok önemli, hem içindeki kimyasallar nedeniyle pek çoğumuzun eli artık geri geri gidiyor. Ben de her deodorant bakışımda içinde aluminyum olmayanını ararken bir gün Gratis'te bu Soft&Gentle Dry Deodorant'la karşılaştım. Hemen floral olanını kaptım ve çok severek kullanıyorum. Üstelik 10 TL gibi de çok uygun bir fiyata satılıyor.

The Body Shop Coconut Body Butter: Son olarak en sevdiğim body butter. The Body Shop'ın bu hindistan cevizli vücut kremi kuru cildime, yaz kış pul pul dökülen bacaklarıma çok iyi geliyor. Kolay sürülüyor, çabuk emiliyor ve verdiğin nem etkisi oldukça kalıcı.

Arayı açtığımız için biraz uzun oldu ama benim bugün anlatacaklarım bu kadar. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Herkese çokça sevgiler!

Burcu,

Devamını Oku

Cumartesi, Haziran 03, 2017

KOZMETİK | H&M İkili Mini Makyaj Süngerleri



Herkese merhaba!

Son zamanlarda kozmetik dünyasında altın çağını yaşayan ürünlerden biri şüphesiz makyaj süngerleri. Beauty Blender efsanesinden sonra hemen hemen her marka kendi süngerini üretmeye başladı ve aslında hep aynı kıyas yapıldı: 'Beauty Blender'a en çok hangisi benziyor?' :)

Ve bu sürede klasik boyutta olan makyaj süngerlerinin dışında makyaj süngerlerinin bir de bu mini boyları çıktı. Ben de H&M'de yine bir sünger alışverişindeyken bu iki mini boy süngeri de denemek istedim. 



Boyutları ve tasarımları bende ilk etapta gayet kullanışlı olabilecekleri izlenimi uyandırdı. Ki öyle de oldu. Minicikler ama gayet kullanışlılar.

Yıkanıp suyu sıkıldığında iki katı büyüklüğe çıkabiliyorlar. Ürün emme konusunda bir süngere göre oldukça iyiler. Neredeyse yok denecek kadar az ürün emiyorlar. Kullanım alanları ise ebatlarıyla kıyaslandığında epey geniş. Ben sanırım sadece fondöten uygulamıyorum bu süngerlerle. :) Onun dışında kapatıcı, allık, aydınlatıcı, pudra hatta bazen far dahi uygulayabiliyorum.

Şu yazıda bahsettiğim H&M'in çok konuşulan büyük boy makyaj süngerini pek sevmemiştim ama bu ikiliye bayılıyorum. Üstelik fiyatları da sanırım 8 TL idi ve performansları için gayet uygun.

Benim bugünlük anlatacaklarım bu kadar!

Herkese çokça sevgiler,

Burcu,



Devamını Oku

Salı, Mayıs 23, 2017

KOZMETİK | En sevdiğim iki Lip Balm



Herkese merhaba!

Bugünkü yazıda uzun süredir severek kullandığım iki lip balm'dan bahsedeceğim. Lip balm'ın benim için önemiyle başlayacak olursam; neredeyse nemlendirici kadar hayati ve elzem. Aşırı kuruyan dudaklarıma iyi bir lip balm uygulamadığımda oluşan gerginlik hissini ve o hissin rahatsızlığını tarif edemem sanırım. :O Bu nedenle çantamda, ofiste, başucumda kısacası vakit geçirdiğim her alanda mutlaka bulunduruyorum. 

Şimdi en çok bu yazıda bahsedeceğim iki markanın ürününü seviyorum ancak bundan kısa bir süre öncesine kadar lip balm denince aklıma gelen ilk ve tek marka Nivea'ydı. Lise yıllarımı Cherry Lipstick efsanesiyle geçiren biri olarak uzun süre başka marka kullanmadım, kullanamadım. :)

Sonra Yves Rocher ve Blistex denedim. Ancak baktım çetin geçen kışla ve Ankara ayazıyla onlar da kesmiyor; uzun bir araştırmadan sonra Nuxe ve Bioderma'da karar kıldım. Üç dört aydır da sadece bu iki ürünü kullanıyorum.



Nasıl kullandığıma gelince. Geceleri Nuxe'ün Reve De Miel Lip Balm'ını sürüyorum. Tam gecelik olan bu ürün oldukça yoğun bir yapıya sahip. Kavanoz şeklindeki ambalajını açtığınızıda burnunuza ilk olarak taptaze bir portakal kokusu geliyor. Kalın da bir yapısı olduğundan uyumadan önce sürmek daha mantıklı ve sabah uyandığınızda pamuk gibi dudaklarla karşılaşıyorsunuz. 
Ayrıca ürünün içeriği pek çok Nuxe ürünü gibi tertemiz. Yüzde 80 doğal içerikten oluşuyor; paraben, mineral yağ, suni parfüm ve hayvansal madde içermiyor.



Gündüzleri ise kurtarıcım Bioderma'nın bu Atoderm lip balm'ı. İncecik yapısıyla hafif bir ürün gibi görünse de çok yoğun nem veriyor. Çatlamalara, gerilmelere anında etki ediyor ve dudağa direk nüfuz ediyor ki sanırım bu yüzden Roaccutane tedavisi görenlere dahi öneriliyormuş.

Eğer siz de benim gibi çabuk kuruyan, çatlayıp kabuk kabuk olmaya meyilli dudaklara sahipseniz iki ürünü de gönül rahatlığıyla önerebilirim. Fiyatlarına gelince. Ben Bioderma Atoderm'i 27 TL'ye, Nuxe Reve De Miel Lip Balm'ı da 21 TL'ye almıştım ki ikisi de fiyatlarını fazlasıyla hak eden performansa sahip.

Şimdilik anlatacaklarım bu kadar, bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

Burcu,



Devamını Oku

Pazar, Mayıs 21, 2017

KOZMETİK | Kiehl's Daily Reviving Concentrate Gündüz Serumu



Herkese merhaba!

Bundan bir yıl öncesine kadar Kiehl's markasını aşırı sever, cilt bakım ürünlerimde başka bir marka neredeyse kullanmazdım. İçeriklerine, çalışanlarına, ürünlerine epey güvenirdim ve memnun kalmadığım bir ürünü yok gibiydi.

Fikrim değişti mi? Aslında hayır. Hala çok sevdiğim ürünleri var. Ancak ben şundan yanayım, cilt uzun süre aynı ürüne alışmamalı. Zira alışınca cildin üründen sağladığı olumlu etki yavaşlıyor ve bir süre sonra duruyor. İşte bu nedenle memnun kaldığım ürünlerine biraz ara verdim. Bu yazıda bahsedeceğim ürünü ise pek sevmedim.



Daily Reviving Concentrate Gündüz Serumu'nu alış hikayeme gelince. Bir alışverişimde üç dört kutu bitirdiğim Avokadolu Göz Kremini sepete atarken bu ürünü de bu küçük boyuyla denemek istedim. Zaten gece serumu olan Midnight Recovery Concentrate'den çok memnundum; cildim de epey kuruydu ve günlük versiyonda bir serum bu anlamda iyi gelebilirdi.

Ancak öyle olmadı. Nedenlerine gelince. Ne gece serumu Midnight Recovery Concentrate gibi kolay emiliyor ne de onun gibi çabuk etki gösteriyor. Çabuk etki göstermediği gibi uzun vadede de bir sonuç vermiyor ve cilt yüzeyinde sanki sıvanmış yağ gibi duruyor. Üstelik her gün kullanınca bende sivilce yaptı ki kupkuru cildimde bu çok zor birşeyken.



İçeriğinde zencefil kökü, ayçiçeği ve tamanu yağı olan bu serumun vaadleri arasında cildi pürüzsüzleştirmek, ince çizgi görünümünü azaltmak ve cilde canlı, enerjik bir görüntü vermek var. Ancak dediğim gibi ben bu etkilerin hiçbirini göremedim. Sadece bitirmek için fondötenlerime damlatarak ya da toz aydınlatıcıları krem formda uygulamak için kullanıyorum. 

Ve son olarak fiyatına gelince; 30 ml'lik boyu 165 TL ancak bence pek bu fiyatı hak eden bir ürün değil. Bu fiyata çok daha işlevli nem maskeleri, nem serumları vs. satın alınabilir.

Benim anlatacaklarım şimdilik bu kadar. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

Herkese çokça sevgiler!

Burcu,

Devamını Oku

Pazar, Mayıs 14, 2017

KOZMETİK | MAC All That Glitters Far



Bir şeye takınca eli ondan başkasına gitmeyenler kulübünden merhaba! Bu konuda epey iddialıyım.:) Bazen bir kıyafete, bazen bir ruja, bazen bir maskaraya, ve bu yazıda olduğu gibi bazen de bir fara taktı mı takıyorum. Bahsedeceğim far MAC'in kült farlarından biri olan All That Glitters. Peki kült olmayı hak ediyor mu; yanıtım sonuna kadar evet. Detaylara gelince.

Bu farı alış hikayem kendime dörtlü bir MAC far paleti oluşturma isteğimle başladı. Öyle bir dört renk seçmeliydim ki, hem günlük makyajımda rahatlıkla kullanabilmeli hem iddialı gece makyajlarını kurtarabilmeliydim. İlk alacağım far da biraz daha günlük kullanıma uygun olsun istedim. All That Glitters zaten uzun zamandır merak ettiklerimdendi, bileğimde swatch'ladığımda çok sevince de hemen satın aldım, paletime yerleştirdim.



Peki rengi, yapısı nasıl. Öncelikle yapısı şahane. Şimdiye kadar kullandığım farlar arasında en az tozutanı hep MAC farlardı, All  That Glitters'da da bu değişmedi. Tozutma yok denecek kadar az. Baz kullanmadığım halde göz kapağımda birikme yapmıyor ve bu yönünü çok seviyorum. Ancak elbette baz kullanınca hem daha kalıcı oluyor, hem de o şahane ışıltısını daha iyi veriyor.

Rengi ışıltılı, şeftalimsi bir şampanya. Çok az bir pembelik de barındırıyor ama çok çok az. Şeftali-şampanya uyumu daha baskın. 



Uygulama şeklime gelince. Günlük olarak tüm göz kapağıma sürüp bol maskarayla desteklemeyi çok seviyorum hatta bunu sanırım bir aydır her gün yapıyorum. Öyle güzel, öyle joker bir ton ki elim başka fara gitmiyor. 
Baktığınızda tek bir far evet ama içindeki farklı tonlarla sanki birkaç farın karışımıymış gibi duruyor. Yani şöyle; ben en azından şunu yapabiliyorum; göz pınarlarıma doğru iki kat sürdüğümde daha şampanya bir görünüm alabiliyor, gözün orta ve dış köşelerine geçtiğim tek katla şeftali kısmına geçebiliyorum. Umarım anlatabildim. :)

Bu arada ben bu farı bahsettiğim gibi palet oluşturmak adına Refill olarak aldım. Bu haliyle fiyatı 43 TL. Ancak şu ara MAC'de %20 indirim var ve epey uyguna geliyor. O sebeple varsa ihtiyacınız koşun!

Herkese mutlu pazarlar ve çokça sevgiler!

Burcu,

Devamını Oku

Pazar, Mayıs 07, 2017

KOZMETİK | Shiseido Ibuki Beauty Sleeping Mask



Herkese merhaba!

Bugün bahsedeceğim ürün uzun zamandır hakkını vermeye çalıştığım, ancak aslında ilk kullanımımda fikrimin büyük ölçüde oturduğu bir ürün. Hazır günlerden de pazarken ve gündem genelde bakımken alın çaylarınızı, kahvelerinizi gelin. Güzel şeyler anlatacağım. :)

Makyaj yapmak, yeni ürünler deneyimlemek ne kadar güzelse bundan daha güzeli ve önemlisi doğru cilt bakımı. Her zaman söylüyorum, benim önceliğim önce cildi besin ve bol su yoluyla içeriden beslemek sonrasında ise güvendiğim ve içeriği temiz ürünlerle içerden beslenmeyi dışarıdan desteklemek. 

İşte o dışarıdan destekleme kısmında alacağım ürünü epeyce uzun araştırıyorum. Cilt yapıma uyması gerekiyor, içeriğinin temiz olması gerekiyor ve vaadlerini yerine getireceğine inancımın tam olması gerekiyor. Sonrası ise malum, düzenli ve doğru kullanım. 



Shiseido Ibuki Beauty Sleeping Mask da işte bu aşamalardan sonra satın aldığım bir cilt bakım ürünüydü. İki aylık deneyimlemem sonucunda ise cilt bakım rutinlerimden biri haline geldi.

Öncelikle ürün bir gece maskesi. Ben iki günde bir geceleri uyumadan yarım saat önce tüm yüzüme ve boynuma masaj yaparak uyguluyorum. Öyle aromatik ve şahane bir kokusu var ki uyku öncesi verdiği rahatlama hissini çok seviyorum. İçerisinde görseldeki gibi beyaz minik partiküller var. Uygulama esnasında bunların hepsi yüzde eriyor ve markanın vaadine göre cildi bir kalkan gibi sarıyor. Yanı sıra içeriğindenki C ve E vitamini sayesinde az bir uykuyla dahi cildi canlı bir şekilde güne hazırlıyor. Bu ürün için yapılan tanımlamalardan biri ki doğruluğuna yüzde yüz katılıyorum; 'kavanozun içinde tam bir gece uykusu'.



Ibuki serisinin bu maskesi cilde verdiği nem etkisini 18 saat sonra bile koruyor. Ayrıca kullanım sonrası temizleme gerektirmiyor. Ve düzenli kullanımda koyu halkaların ve ince çizgilerin azalmasını vaad ediyor. 

Ben ilk kullandığım andan itibaren bu maskeye bayılıyorum. Peki düzenli kullanımım sonucunda ne sonuçlar aldım, onlardan bahsedecek olursam. Öncelikle cilt kuruluğumu büyük ölçüde azalttı ki sadece bu yönü için bile vazgeçemeyebilirim. Sonrasında ise kullanım sonrası her uyandığımda cildimdeki canlılığı fark edebiliyorum. Renk eşitsizlikleri gitmiş oluyor, hatta ve hatta ten ürünü kullanmasam da oluyor. Çok fazla ince çizgim olmadığı için bu konudaki etkisi hakkında bir şey diyemeyeceğim ancak morlukların azalmasında  bol suç içmeyi atlamadığınız takdirde epey etkili.



Son olarak 80 ml'lik ambalajıyla uzun süre gidecektir, çünkü fındık kadar bir miktar tüm cilde yetiyor. Fiyatı ise indirimsiz hali ile 199 TL ve evet pek ekonomik bir ürün değil. Keşke giderek artan kozmetik fiyatlarına bir dur diyen olsa ama maalesef. Yapılacak en iyi şey sanırım indirimleri ve kampanyaları takip etmek.

Anlatacaklarım şimdilik bu kadar.

Herkese çokça sevgiler!

Burcu,


Devamını Oku

Pazar, Mart 26, 2017

KOZMETİK | Maybelline Push Up Angel Maskara İncelemesi

Herkese merhaba!

Bugünkü yazıda bahsedeceğim ürün bir maskara. Uygun fiyatlı maskaralar açısından en sevdiğim marka olan Maybelline'nin ülkemize gelen son maskarası Push Up Angel'ı yaklaşık iki aydır kullanıyorum. Ve bendeki izlenimlerine gelince.

Öncelikle ambalaj olarak Push Up Drama'dan pek bir farkı olmaması gözümü biraz korkutmuştu. Zira Push Up  Drama kötü, çok kötü bir maskaraydı ve akması, bir türlü kurumaması, kirpikleri üç tel gibi göstermesi hatırladığım en kötü özellikleriydi. Bu nedenle Push Up Angel'a da ilk olarak mesafeli yaklaşmıştım ancak olunlu yorumların çokluğu nedeniyle satın aldım.

Ve ilk olarak şunu söyleyebilirim; Push Up Drama ile alakası yok. Aksine kirpikleri asla birbirine yapıştırmıyor. İnce fırçası ve sık kıl yapısıyla her bir kirpiği tek tek ayırıp uzatıyor. Akma bulaşma konusunda ise sanırım Maybelline maskaralar içinde en az akma yapan maskaralardan biri. Kalıcılık anlamında gayet başarılı. 



Siyahlık meselesine gelince. Açıkçası benim beklediğim ve sevdiğim kadar siyah değil. İki kat sürsem bile o kömür siyahı rengini veremiyor. Ve yine çok sevdiğim o dolgun görünümü de pek yaratamıyor. 

Bu özellikleriyle Push Up Drama'nın eksiklerini telafi eden ancak yine de mükemmel olmayan bir maskara oldu Push Up Angel benim için. Günlük kullanım için yeterli ve ihtiyacı karşılar ancak mükemmel mi; bence değil.

Bugün anlatacaklarım şimdilik bu kadar.

Herkese mutlu haftalar ve çokça sevgiler!

Burcu,
Devamını Oku

Cumartesi, Mart 25, 2017

KOZMETİK | Uygun Fiyatlı Ürünlerle Üniversite Makyaj Çantası



Herkese merhaba!

Bugünkü yazıda üniversite makyaj çantası oluşturacağız. Kendi üniversite yıllarımda kullandığım ürünlerden yola çıkarak hazırladığım bu makyaj çantasında çoğu ürün uygun fiyatlı. Olmayanlar da indirim döneminde gayet makul bir fiyata düşüyor.

Öncelikle bana göre üniversite makyajı nasıl olmalı, ben neler yapıyordum kısaca ondan bahsedeceğim; sonrasında ise ürünlere geçiyorum! :)

Ben makyaj yapmaya sanırım tam anlamıyla üniversitede başladım. Çok çok sevmeme ve uzun yıllar annemi makyaj yaparken pür dikkat izlememe rağmen lise yıllarında üç temel makyaj malzemem vardı. Pembe tonlu bir allık, siyah göz kalemi ve bizim dönemimizin efsanesi Nivea Cherry Lipstick. :) İyi ki de böyle yapıyormuşum, zira dış faktörlerle fazla yorulmamış, duru bir cildin önemi yıllar geçtikçe daha iyi anlaşılıyor. 



Üniversiteye başlamamla beraber bu ürünlere birkaç ekleme yaptım. Neydi bunlar? Yoğunluk veren simsiyah bir maskara, göz altları için çok yoğun olmayan bir kapatıcı, nude tonlarda bir ruj ve yine hafif yapıda bir pudra. Fondöten asla kullanmadım. BB kremler zaten o zaman yoktu. Ama ah o Sephora Mineral Pudra'nın dili olsa da konuşsa! :) Sanırım üç dört kutu bitirmişimdir. Ne çok severdim!

Lafı daha fazla uzatmadan; şimdi olsa nasıl bir makyaj çantası oluştururdum, bu anlamda bir arayışı olanlara öğrenci bütçesini de hesaba katarak neler öneririm, o kısma geçiyorum.

Amacımız sade bir makyaj yapmak ve canlı, sağlıklı, doğal bir görünüm elde etmek. Ve bu yaptığımız makyajı her gün, her ne olursa olsun, ne kadar yorgun olursak olalım temizlemek. İlk olarak kullanacağımız ten ürünleriyle başlayacak olursak;



Kendi zamanımda kullandığım gibi pudra değil de çok amaçlı bir BB krem seçtim. Pure Beauty'nin bu Multi-Function BB kremi hem ciltte güzel bir renk eşitliği sağlıyor, hem orta kapatıcılıkta ve ciltle çabucak bütünleşiyor hem de SPF 42 içeriyor. Kapatıcı ise Loreal True Match. Yine orta kapatıcılıkta hafif pudralı bir ürün ve sabitleme gerektirmiyor. Yani hem göz altlarımızı güzelce örttük hem de ekstradan sabitlemek için bir pudra almamıza gerek kalmadı!



Yine tenden devam edecek olursak. Yanakları biraz renklendirmek, yüzü biraz boyutlandırmak ve aydınlatmak için bu üç ürünü seçtim. The Balm'ın Stainiac adlı pembe tonlarındaki krem allığı hem yanaklarda çok doğal duruyor hem istenildiği takdirde dudaklarda da kullanılabilir. Bronzer olarak uygun fiyatlı en iyi bronzerlardan H&M Bronzing Powder. Aydınlatıcı ise elbette ki uygun/pahalı tüm aydınlatıcıların atası The Balm Mary Lou Manizer. <3 Bu üçlüyle yanaklarda da işlem tamam!



Gözlere geldiğimizde. Bu çantaya bir far paleti eklemedim. Bence gerek de yok. Bronzer'ımız ve aydınlatıcımız far ihtiyacımız pekala karşılar. :) Maskara olarak uygun fiyatlı en sevdiğim maskara Essence I love extreme, göz kalemi ise Avon'un Big Daring koyu kahverengi göz kalemi.



Ve son olarak dudaklar. Her zaman olduğu gibi üniversite makyaj çantasında da nude'dan yanayım. Maybelline Color Sensational serisinden 745 Wooden  Brown bence uygun fiyatlı en güzel nude rujlardan. Üstelik şahane kokuyor! <3

Benim anlatacaklarım ve seçimlerim bu şekilde. :) Umarım güzel bir fikir olmuştur, umarım yazıdaki ürünler işinize yarar!

Herkese çokça sevgiler!

Burcu,



Devamını Oku

Cumartesi, Mart 18, 2017

KOZMETİK | Bioderma Hydrabio Nem Serumu



Herkese merhaba!

Bugün bahsedeceğim ürün bir cilt bakım ürünü. Cilt bakımımın temel taşlarından biri haline gelen bu ürünle nasıl tanıştığımıza gelecek olursak. Uzunca süredir cildime uygun bir nem serumu arıyordum. Şöyle çabucak yayılsın, cilt tarafından çabuk emilsin ama cildim aynı zamanda neme de doysun istiyordum. Her bu konu açıldığında tekrarladığım gibi kuru bir cildim var ve bir nem serumundan haliyle çok şey bekliyorum.

Dermokozmetik markalar içinde en sevdiğim ve kullandığım hiçbir ürününde sıkıntı yaşamadığım Bioderma'nın bu Hydrabio serumunu da bu nedenle satın aldım. Öncesinde epey araştırdığım bu serum her yönüyle ve nispeten uygun fiyatıyla içime sinmişti. Bu arada ben ürünü yine bir indirim döneminde edindim. Fiyatı da sanıyorum 60 TL idi.



Ürün elime ulaştı ve yapısına baktığımda evet, akışkan bir yapıya sahipti. Bu yönüyle cilt tarafından kolayca emilebilir, kolay uygulanabilirdi. Nitekim öyle de oldu. Ancak 'serum' görevini yerine getirebiliyor mu onun için uzun süreli bir kullanım şarttı ki bir ayı geçkin bir süredir her gün kullanıyorum. Aldığım sonucun gayet olumlu olduğunu söyleyebilirim.

Bu serum sayesinde ne yapsam çare bulamadığım o gün içinde cildimin kuruluktan cayır cayır yanması hissini yaşamıyorum. Aksine gece sürdüğümde sabah ipek gibi bir cilde uyanıyorum ve sabah tekrar aynı işlemi yaptığımda verdiği nem gün boyu yetiyor. 



Ürünün içeriğinde aquagenium ve elma suyu da bulunuyor. Bunun yanı sıra DAF kompleksi içermesiyle cildin tolerans seviyesini yükseltiyor. Yoğun nem verip cilt bariyerini güçlendirmesinin yanı sıra ideal bir makyaj altı bazı işlevi de görebilir denmiş ki gayet doğru. Yağlandırmadan nemlendirmesiyle ve sağlam bir nem zemini oluşturmasıyla baz görevi de görebiliyor.

Çok severek kullandığım bu serumu gönül rahatlığıyla tüm kuru ve çok kuru ciltlere önerebilirim. Özellikle benim gibi indirim döneminde denk gelirseniz kaçırmayın derim.

Şimdilik anlatacaklarım bu kadar.

Herkese mutlu hafta sonları ve çokça sevgiler!




Devamını Oku

Pazartesi, Mart 13, 2017

KOZMETİK | Nars Laguna Bronzer


Herkese merhaba!

Nasıl anlatsam nereden başlasam bilmiyorum! Direk bu şekilde giriyorum zira bahsedeceğim ürün geç kavuştuğum çabuk alıştığım, hatta hemen vazgeçilmezim olan şahane bir ürün.

Nars Laguna Bronzer'dan bahsediyorum. Nars'ın en kült ürünlerinden biri olan Laguna Bronzer'la neden geç tanıştığımıza gelince. Açıkçası bir bronz pudraya bu kadar methiyeler dizilmesini biraz ürünün şişirilmesi olarak yorumluyordum. Bir de ben daha ziyade allık insanıydım ve herhangi bir bronzer da pekala işimi görebilirdi. 

Kanıma giren ne oldu derseniz; hipnoz olmuş şekilde videolarını izlediğim Hamiyet Akpınar bu ürünü öyle bir uyguluyordu ki her tende şahane duruyordu. Uyguladığı her yüz boyut değiştiriyor, ve ürün Kardashian kontürü gibi değil alabildiğine doğal duruyordu. Evet belki bunda uygulamanın da rolü büyüktü ama ürünün de sanırım hakkını vermek gerekiyordu.



Ben de kendi kendime Ankara keşfi yaptığım bir gün (hatta o gün Kadınlar Günüydü:) kendime bir hediye alayım dedim. :) Ve Next Level Nars'a aklımda direk Laguna'yla girdim. Mağazadaki tatlı make-up artistle önce yüzüme uyguladık. Kendi yüzümde de sonuca bayılmıştım.

Ertesi gün paketi açtığımda açıkçası hafiften endişeliydim. Acaba ben de ürünü hakkıyla uygulayabilecek miydim. Yumuşacık dar bir fırça bu noktadaki en büyük yardımcım oldu. Açıkçası daha fazla bir şeye de gerek kalmadı çünkü ürün zaten incecik. Yüzde yok gibi durup yüz kendinden boyutluymuş efekti verebiliyor. Pek çok bronzer'da karşılaştığım o çamur çamur doku bu üründe asla oluşmuyor. İçinde minicik simler var ancak bunlar yüze transfer olmuyor.



Rengi daha çok karamel gibi. Açık ve soğuk bir kahverengi. İçinde turunculuk barındırmıyor ki NW 15-20 ten rengimle en çok bu yönünü sevdim. Belki fiyatı biraz düşündürebilir ki indirimsiz fiyatı olan 140 TL ile çok ekonomik bir ürün değil. Ancak kesinlikle her kuruşunu hak ediyor. 



Benim için en önemli kıstaslardan biri de kalıcılık ve bu konuda da gayet başarılı; akşam da aynı sabah sürdüğüm gibi yüzümde duruyor. 

Bir solukta yazdığım bu yazıda sanırım Laguna hakkında kötü bir şey söyleyemeyeceğim. Açık veya orta tenliyseniz, sadece deneyin diyebilirim!

Şimdilik benden bu kadar!

Herkese çokça sevgiler!

Burcu,

Devamını Oku

Çarşamba, Şubat 22, 2017

KOZMETİK | MAC Prep+Prime Highlighter Aydınlatıcı Kalem


Herkese merhaba!

Yine uzunca zamandır kullanıp çok sevdiğim bir kapatıcı yazısıyla karşınızdayım! Aslında bu ürüne kapatıcı demek ne kadar doğru bilmiyorum; zira ürün adı aydınlatıcı olarak geçiyor. Bana kalırsa her iki özelliğe de sahip. Hem aydınlatıcı, ama aynı zamanda da kapatıcı. 

İlk olarak söylemem gerekirse bu tarz aydınlatıcı/kapatıcılara biraz önyargılıydım. Çünkü dışarıdan bakınca hem gramaj olarak az görünüyorlardı, hem de ne bileyim; çok fazla kapatmazlar, örtmezler gibilerdi. Ancak MAC Prep+Prime Highlighter çoğu artısıyla bu konudaki önyargımı kırdı. 



Nasıl kırdığına gelince. Öncelikle yapısı incecik. Uygulandığında göz altları kapatıcı veya aydınlatıcı yokmuş gibi aydınlık görünüyor ki benim en sevdiğim görünüm. Var olan ama yok gibi duran.:) <3
Ve bu kadar ince yapısına rağmen kusurları da ön plana çıkarmıyor. Aksine ben göz altlarıma corrector kullanmaya gerek kalmadan rahatlıkla uygulayabiliyorum. Çizgilere dolmama konusunda da yine oldukça iyi. Tabii bu biraz da hafif yapısından kaynaklanıyor. Çizgilere dolmamasının yanında göz çevresinde kuruma, pullanma vs. yapmıyor. Bu arada bendeki rengi pembe alt tonlu olan Radiant Rose.

Sanırım bu ürünle ilgili söyleyeceğim kötü bir şey yok. Bir olabilirse yine gramajı derim. 3.6 ml'lik bir ürün ve biraz daha fazla olabilir. Onun dışında özellikle hafif ürün sevenler ve göz çevresi çok problemli omayanlar için gayet iyi bir aydınlatıcı/kapatıcı.

Benim anlatacaklarım şimdilik bu kadar. 

Herkese çokça sevgiler!
Devamını Oku

Pazar, Şubat 12, 2017

KOZMETİK | Acil Durum Makyaj Çantası



Herkese merhaba!

Bu yazı biraz makyajı ne kadar severse sevsin çok vakti olmadığında durumu kurtarmak isteyenler, biraz da üç beş ürünüm olsun bana uzun süre yetsin diyenler için. :)
Benim de çok vaktim olmayan durumlarda elimin sıkça gittiği ürünlerden oluşan acil durum makyaj çantamda en önemli nokta ürünlerin işlevselliği ve olabildiğince az aksesuar vs. gerektirmesi. Bir de minimum ebatta olmaları, çünkü bazen çantama atıp çıkmam da gerekebiliyor.

Peki ben bu makyaj çantasındakileri en çok ne zaman kullanıyorum; genelde hafta içleri. Hem pratik ve doğal bir makyaj oluyor; bir de zaten sabah yedide smokey eye'lar kontürler pek olmuyor. :)

İlk olarak fondöten yerine tercihim BB krem. Physicians Formula'nın bu Super BB kremini uzun zamandır kullanıyorum ve çok memnunum. Hızlı hızlı parmaklarımla uyguluyorum ve günlük ten makyajı ihtiyacım karşılandı; cilt tonum eşitlendi, yüzüm sağlıklı bir görünüm kazandı!

Sonrasında kapatıcıya geçecek olursak. Yine günlük kullanıma uygun, çok yoğun bir yapısı olmayan, sürümü kolay MAC Mineralize kapatıcıyı kullanıyorum. Doğal bir görünüm için olabildiğince az sürüyorum.

Gözler için bazdı şuydu buydu uğraşmak istemiyorum. Bu durumda hızlı hızlı sürebileceğim, beni fırça taşımak zorunda bırakmayacak, kalıcı bir krem far tam bir kurtarıcı. İşte benim için o far Maybelline Color Tattoo On and On Bronze. Uygulaması çok kolay, üstelik uğraşılmış da yapılmış göz makyajı görüntüsü veriyor. :p <3



Fardan sonra kirpik diplerimi siyah bir göz kalemi ile belirginleştiriyorum. Burada da benim için en önemli kıstas akmaması. Favorimse MAC Technakohl Eyeliner'lardan Graphblack rengi. Simsiyah ve asla akmıyor.

Maskarada tercihim genelde ufak boyutlu olanlar ya da seyahat boylar. Dior Iconic Overcurl hem kolay taşınmasıyla hem kalıcılığıyla hem de kirpikleri dolgunlaştırıp kıvırmasıyla favorilerimden.



Ve allığa geçiyorum. Allıkta da yine fırçaya ihtiyaç duymamam gerek; o sebeple likit bir allık seçiyorum. Perricone MD No Blush Blush minicik şişesiyle hem çantamda çok az alan kaplıyor hem de görüp görülebilecek en doğal pembe yanak görünümlerinden birini veriyor.

Son olarak ruja geçiyorum. Yine kolay sürümlü, nem veren ve doğal bir tona sahip olan bir ruj tercih ediyorum. Benim kurtarıcım bu noktada Yves Rocher Radiant Lip Crayon. Lip balm'dan hallice, çok tatlı bir rengi var. <3

Benim bugün bahsedeceklerim bu kadar. Umarım okurken keyif almışsınızdır umarım bahsettiğim ürünler işinize yarar. :)

Herkese çokça sevgiler!

Burcu,

Devamını Oku

Cumartesi, Şubat 04, 2017

KOZMETİK | Lancome Effacernes Kapatıcı



Herkese merhaba!

Şimdi yine benim için çok keyifli şeylerden birini yapacağım; keşfettiğim bir kapatıcıdan bahsedeceğim. :) Ve bunu uzun uzun, tadını çıkara çıkara yapacağım çünkü keşfettiğim şahane bir ürün. Girişini böyle poziitif yaptığım Lancome Effacernes'ı daha detaylı anlatacak olursam.

Öncelikle Effacernes'i uzun bir süredir kullanıyorum. Ve bu süre içinde farklı iklimde farklı uygulama yöntemleriyle denedim. Bu kadar çok sevmemin en büyük nedeni olarak da hiçbirinden olumsuz sonuç almadım.

Daha da açacak olursam yakın bir süre önce İzmir'den Ankara'ya taşındım ve adaptasyonda cildim de epey zorlandı. Hatta kuru ve sert iklim şartları bazı ürünlerde değişikliğe gitmeme neden oldu. Ama bu kapatıcı beni yarı yolda bırakmadı. Bırakmadığı gibi elimden düşmüyor! <3



İlk olarak özetle şunu söyleyeyim; kurutmayan MAC Pro Longwear gibi düşünün. :) Kapatıcılık aynı onun gibi yüksek, kalıcılık yine aynı şekilde; gün boyu sabitlemeden bile yerinden kıpırdamayan bir ürün, oksitlenme, koyulaşma vs. gibi bir problem yok, ambalajı gayet hijyenik ve küçücük bir miktar uygulama için yeterli oluyor. 

Uygulama yöntemine gelince. Makyaj süngeriyle, parmaklarla, fırçayla her şeyle denedim ve hiçbiri için diğerinden iyi diyemiyorum; zira her türlü çok iyi uygulanabiliyor. Günlük kullandığım ürünlerde SPF özelliği olmasını önemsediğimden SPF 30 içermesi de benim için önemli bir artı. Çizgilere dolma meselesine gelince; kararında uygulanırsa zaten göz çevresinde varlığını belli bile etmeyen bir kapatıcı ve çizgilere dolma yapmıyor. 



Ancak belirtmeliyim ki bu kapatıcı tam bir kuru cilt kapatıcısı. Yoğun yapısına ve yüksek kapatıcılığına rağmen göz çevresini asla kurutmamak ve kutusunun arkasında yazdığı gibi yumuşatıp nem vermek vaadleri arasında . Dolayısıyla yağlı karma ciltler pek sevmeyebilir. 

Benim gibi kuru ciltliler ya da normal ciltliler ise bayılabilir. 'High-end' bir kapatıcı arıyorsanız, hatta bir tane kapatıcı olsun güzel olsun diyorsanız direkt bakın derim. Çok seveceğinizi düşünüyorum, hatta eğer alıp kullanırsanız sizin de yorumlarınızı bekliyorum. :)

Benim anlatacaklarım şimdilik bu kadar!

Herkese çokça sevgiler!

Burcu,
Devamını Oku

Cumartesi, Ocak 07, 2017

KOZMETİK | 2016 Favorileri



Herkese uzun bir aradan sonra merhaba!

2016 benim açımdan güzelliklerini asla inkar edemeyeceğim ve bolca koşturduğum bir yıl oldu. Hayatımda pek çok değişikliği de beraberinde getirdi ve yaşadığım şehir, yaşadığım ev, yeni iş yeri gibi köklü değişikliklere adapte olmam da son üç ayda epey vaktimi aldı. Haliyle blogu biraz boşladım. Ama her şey rayına oturduğuna ve bir türlü çözülmeyen internet sorunu çözüldüğüne göre 2016 uygun fiyatlı ve 'high end' favorilerle başlayabilirim. :)


İlk olarak bu sene en çok kullandığım ten ürünleri. Physicians Formula Super BB kremimi hariç tutarsam, fondöten olarak ben en çok bu iki ürünü kullandım. MAC Face&Body cildi asla kurutmayan incecik, ışıl ışıl yapısı ve kalıcılığıyla sadece 2016 değil daimi favorilerimden. <3 Rimmel London Match Perfection ise benim şimdiye kadar gördüğüm en başarılı uygun fiyatlı fondöten. Yine aynı şekilde bir kuru cilt fondöteni ve bu fondöteni kullandığım istisnasız her gün 'cildin bugün çok sağlıklı görünüyor' tarzı şeyler duydum:) <3



Ve en sevdiğim kısım kapatıcılara gelecek olursak. MAC Pro Longwear görüntüsünden de anlaşılacağı üzere bu sene en çok kullandığım iki kapatıcıdan biri oldu. Göz çevresi çok iyi nemlendirildiği sürece şahane bir kapatıcılık veriyor ve gün sonunda dahi olduğu yerde durup çizgilere asla dolmuyor.
Uygun fiyatlı versiyon da yukarıda tam yanındaki Rival de Loop Natural Touch Concelaer. Yaklaşık yedi liralık fiyatına rağmen hem çok iyi kapatıyor hem aynı şekilde çizgilere dolmuyor hem de nemli dokusuyla göz çevresini kurutmuyor. Hal böyle olunca hem ofiste hem çantamda bir adet yedeği bulunuyor. :) <3



Ve allık. Her allık konusu açıldığında en favori allığımın Nars Orgasm olduğundan, kendisinden defalarca bitirdiğimden ve daha da çook bitireceğimden bahseder; bu allığı herkese tavsiye ederim.:)
Ancak bu sene Nars Orgasm ile beraber iki allığı daha sıkça kullandım ve çok sevdim. Biri Loreal'in Le blush'larından bu şeker pembesi diğeri de Perricone MD'nin No Blush Blush adlı krem allığı. Allıkta benim gibi pembe tonları seviyorsanız ve allık gibi değil de doğal kızarmış yanak görüntüsü istiyorsanız bu üç ürünü de gönül rahatlığıyla önerebilirim.<3



2016'da en severek kullandığım maskaralara gelirsek; biri Benefit They're Real diğeri Maybelline Lash Sensational. İkisinin gözüme çarpan ilk ortak özellikleri zor çıkmaları. :) Diğer ortak özellikleri de kirpikleri uzun, upuzun, simsiyah ve dolgun yapmaları. Varsın zor çıksınlar, gülü seven dikenine katlanır. :) <3



Ben aslında çok fazla far insanı değildim. Ama bu sene sanırım yavaş yavaş oldum. :) Özel bir gün için makyaj yapacak olursam elim hep Nars'ın bu Matte/Shimmer paletine gitti. Günlük makyajda ise en çok ya The Balm'ın bu Nude Tude paletini kullandım, ya da çok acelem varsa Maybelline Color Tattoo'lardan On and On Bronze'u sürdüm çıktım. Her üç ürüne de bayılıyorum.



Ve makyaj yapmaya başladığımdan beri en sık kullandığım ürünlerden biri; eyeliner. Sephora'nın indirim zamanları 15 TL gibi bir fiyata düşen bu koyu gri eyeliner'ı ve MAC Fluidline Blacktrack 2016'da en severek kullandığım iki eyelinerdı. İkisi de akmıyor ve birinin siyahlığı birinin o dumanlı gri tonu şahane.



Rujda ise hep dediğim gibi nude'cuyum. Ve 2016'da en çok kullandıklarım da yine nude/pembe tonlar oldu. Gelin makyajımda da kullandığımız MAC Mehr şimdiye kadar aradığım pembeymiş; bu sene kavuştum. Loreal Color Riche'lerden 640 Erotique ise rengi, kokusu, kalıcılığı şahane olan gördüğüm en iyi uygun fiyatlı ruj. <3 Likit matlarda ise bu sene Rimmel London'un bu ruju gönlümün efendisiydi. <3



Aydınlatıcılara gelecek olursak. Toz aydınlatıcı olarak ne kadar ürün denersem deneyeyim The Balm Mary-Lou Manizer'dan daha iyisini görmedim; çok seviyorum. <3 Bir diğer çok sevdiğim aydınlatıcı da Benefit Watts'-Up. Asla sim sim durmuyor ve stick olması nedeniyle uygulaması daha kolay. Duruşu, doğallığı mükemmel!



Ve en çok kullandığım fırçalar. Yoğun yapılı fondötenlerle Sigma Flat Kabuki F80, akla gelebilecek her türlü uygulama için Real Techniques Expert Face Brush(gerçekten her şeyi şahane uyguluyor.). Göz kısmında ise Nascita'nın bu karıştırma ve far fırçası. Göz makyajlarımı tüm sene neredeyse bu ikiliyle yaptım. Ayrıca yukarı dörtlünün hepsi yumuşacık. <3



Favori cilt bakım ürünlerime ayrı bir teşekkürüm var; zira hepsi kese kağıdı gibi cildime, Ankara ayazında ilaç gibi geliyor. Öncelikle vazelin, kuruyup hassaslaşan deriyi çabucak yumuşatıp pamuk gibi yapıyor. Nuxe Reve de Miel gündüz kremi zaten yıllardır kullandığım şahane bir kuru cilt nemlendiricisi ve 2016'da da elimden düşmedi. 
Yves Rocher Güneş Kremi'ni sanıyorum Mayıs gibi aldım ve kendime söz verdiğim gibi yaz bittiği halde kullanıyorum; hafif yapısından ve yüzü beyaz beyaz yapmamasından çok memnunum. Avene Termal Su ise bu senenin en iyi keşiflerinden biriydi. Kesinlikle kullanın, kesinlikle! <3 Etkisine bayılacaksınız.



Parfüm de yine aynı şekilde; sadece bu senenin değil; son sekiz senemin favorisi Chanel Chance Eau Tendre. <3



Son olarak en sevdiğim kozmetik aksesuarı makyaj süngerleriydi. Ancak onca sünger denememe rağmen benim için hiçbiri bir Beauty Blender olamadı. Her türlü ten ürününü en güzel bu sünger dağıtıyor, en az bu sünger yiyor ve dayanıklılık anlamında da en başarılısı bu sünger. Alacaksanız ancak 'o kadar para eder mi' diye düşünüyorsanız kullanınca her kuruşunu hak ettiğini göreceksiniz.

Benim geçtiğimiz yıla ait favorilerim böyle. Bu sene yeni pek çok ürün peşinde ve keşfindeyim. Kendime uzun vadeli bir alınacaklar listesi bile hazırladım. :) <3
Bundan böyle eski düzendeki gibi sık aralıklarla burada olmayı umuyorum. Canımız yanmadan, hayata daha fazla acı haberle es vermeden. Belki en rutin ama en güzel haliyle...

Şimdilik benden bu kadar,
Herkese çokça sevgiler,

Burcu,



Devamını Oku