inceleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
inceleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Ekim 06, 2017

KOZMETİK | MAC Retro Matte Lıquıd Lıpcolour-Dance Wıth Me



Herkese selam!

Döndüm, döneceğim derken, yazı kesin olarak geride bırakırken ve klasik mevsim geçişi ataletimi üzerimden atarken dönüşü son zamanların en çok konuşulan ürünlerinden biriyle yapmak istedim. Sizlere bugün MAC'in likit mat rujlarının görür görmez bayıldığım Dance With Me renginden bahsedeceğim.

Öncelikle likit mat rujlarla olan geçmişime gelirsek. Belirtmeliyim ki hiçbir zaman çok iyi bir likit mat ruj kullanıcısı olmadım. Birincisi kuru ciltliyim, dudaklarımı zaten nemlendirene kadar canım çıkıyor; bir de bu daha da kurutucu rujlarla uğraşmak istemedim. Diğer bir nedeni de çoğunun aşırı mat görüntüsüyle doğallıktan çok uzak görünmesiydi ki bence makyaj yoğun da olsa doğal olmalı.

İşte bu sebepler yüzünden elimde olan bir adet Rimmel London likit mat rujumla gül gibi geçinip gidiyordum. O gerçekten çok kurutmuyordu, rengi de güzel bir nude'du ve istisnasız ne yersem yiyeyim, ne içersem içeyim yerinden asla kıpırdamıyordu. 



Hal böyle olunca Dünya Ruj Günü için MAC'e gittiğimde ilk olarak rengine bayıldığım Dance With Me'yi satın alıp çıktım. Rengi gerçekten muhteşem! Çok tok, dolu dolu, kadifemsi bir şarap kırmızısı. Evet, sanırım en iyi böyle tanımlayabilirim.

Yapısına gelince. Öncelikle dudaklarımı kurutmadı. Sürümü de gayet kolay. Ancak kalıcılığı! En çok burada hayal kırıklığına uğradım. Hiçbir şey yemez içmezseniz evet kalıcılığını korur. Ama likit mat olmasının da bir esprisi olsun istiyor insan. 



Ne yazık ki bu ruj beklentimin en yüksek olduğu yerde beni yarı yolda bıraktı. Yemesi risksiz bir yemek sonrası dağılıp bulaşan halini gördükten sonra da açıkçası elim çok nadir gitti. Üstelik bugüne kadar kullandığım neredeyse her MAC ruja bayılırken. 

Dediğim gibi işin içine yemek vs. girmeyecekse yine götürür. Ama 'tüm gün süreyim, ne yaparsam yapayım ben çıkarana kadar geçmesin' diyorsanız doğru adres bence MAC'in bu likit matları değil. Haliyle 69 TL'lik fiyatını da bence hak etmiyor.

Bugünlük anlatacaklarım böyle. Artık daha fazla yazıyla burada olarak açığı kapatacağım! Bir sonraki post'ta görüşmek üzere!

Herkese çokça sevgiler,

Burcu,
Devamını Oku

Cuma, Eylül 01, 2017

KOZMETİK | MAC Fanfare Ruj İncelemesi



Yazı resmi olarak sonlandırdığımıza ve yeterince dinlendiğimize göre bloga tekrar dönüş yapabiliriz! Herkese yeniden merhaba :)
Bugün bahsedeceğim ürün MAC'in Fanfare ruju. Dünya Ruj Günü için MAC Gordion'a gittiğimde yine hiç aklımda olmayan bir rengi yine Ufuk sayesinde aldım ve yine pişman olmadım. MAC'de hem kişi için doğru ürün seçimini, hem makyajlarını hem de sonsuz nezaketini çok sevdiğim Ufuk Türüdü'yü buradan takip edebilirsiniz.



Ruja gelecek olursak. Rengi çok güzel bir kahve alt tonlu pembe. Kahvelik de pembelik de bu ruj da çok ön planda değil ve ikisinin dengesiyle şahane bir dudak rengi ruj ortaya çıkmış. Yapısı kremsi ve nemlendirici özelliği de var. Kalıcılığı elbette ki mat seriler kadar iyi değil ancak kremsi yapıda bir ruj için de hiç fena değil.

Bence tüm "gözler koyu, dudaklar nude"cular bu renge bakabilir. Zira koyu göz makyajlarını çok güzel tamamlıyor. Son olarak fiyatı da indirimsiz haliyle 69 TL.

Benim şimdilik anlatacaklarım bu kadar. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere! :)

Ve ayrıca herkese mutlu bayramlar!

Burcu,



Devamını Oku

Pazar, Temmuz 09, 2017

KOZMETİK | Favoriler #1

Herkese merhaba;

Uzun zamandır blogda olamayınca, yaz mevsimi nedeniyle kullandığım ürün miktarı da epey azalınca dönüşü bir favoriler yazısıyla yapayım dedim. Eskiden favoriler yazılarını her ay yazardım ancak son zamanlarda kullandığım ve favorim olan ürünler her ay değişmiyor. Bu nedenle periyodları aylıktan biriktirdiğim ürün sayısına/farklılığına çevirdim.






























MAC Face&Body Fondöten: İlk olarak ten ürününden başlayacak olursak. Mümkün mertebe ten ürünü kullanmadığım yaz aylarında eğer kullanacak olursam tercihim senelerdir sabit. MAC Face&Body. Su gibi, incecik, cildi boğup yormuyor. Zaten öyle yoğun kapatıcılığı da yok, yaz ayları için biçilmiş kaftan.

Lancome Effacernes Kapatıcı: Yine son zamanlarda elimden düşmeyen kapatıcı Lancome Effacernes. Çizgilere dolmuyor, kurutma yapmıyor, yeterince kapatıcı ve en güzeli de SPF 30 içeriyor.




























MAC Cremeblend Ladyblush Allık: Son zamanlardaki allık favorim aldığım günden bu yana elimden bir gün olsun düşürmediğim MAC Cremeblend Ladyblush allık. Sanırım sadece son zamanların değil tüm zamanlarımın favorisi haline geldi; detaylarından bir başka yazıda bahsedeceğim.<3

Loreal Color Riche Matte 640 Erotique Ruj: Bu aralar elimden, çantamdan düşürmediğim, yanımdan ayırmadığım ruja gelince. Loreal Color Riche Matte'lerden 640 Erotique rengi. Çook doğal bir nude; yokmuş gibi duran ruj arayanlar kesinlikle baksın.<3

Too Faced Chocolate Bar: Far paleti olarak kardeşimin makyaj çantasından kaptığım Too Faced Chocolate Bar son zamanlarda en çok kullandığım far paleti. Kapağı açar açmaz gelen çikolata kokusu da renkler de şahane. Özellikle günlük kullanımda Marzipan'ın hastasıyım. <3

Maybelline Lash Sensational Maskara: Son zamanlardaki maskara favorim ise, maskaralarına bayıldığım Maybelline'in Lash Sensational'ı. İstediği kadar kirpiklerden zor çıksın; kalıcılığıyla, verdiği yoğun hacimle, simsiyah rengiyle en sevdiğim maskaralardan.





























Bakım favorilerime gelince.

Otacı Gül Suyu: Gül suyu kullanımına baya uzun zamandır ara vermiştim ki iki ay önce Otacı'nın bu %100 Gül Suyu'nu alarak yeniden kullanmaya başladım. İyi ki de başlamışım. Cildimi germiyor, en yumuşacık etkiyi aldığım en doğal tonik.

Yves Rocher UV Beauty Shield Güneş Kremi: Yine uzun zamandır kullandığım Yves Rocher UV Beauty Shield güneşin iyice yüzünü göstermesiyle günlük bakımımın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Sürdükten sonra yapış yapış, beyaz beyaz olmuyor. Cilt tarafından çabucak emiliyor. Özellikle kuru ciltler için şahane bir ürün.

Soft&Gentle 0%  Aluminium Deodorant: Deodorant konusu malum. Hem çok önemli, hem içindeki kimyasallar nedeniyle pek çoğumuzun eli artık geri geri gidiyor. Ben de her deodorant bakışımda içinde aluminyum olmayanını ararken bir gün Gratis'te bu Soft&Gentle Dry Deodorant'la karşılaştım. Hemen floral olanını kaptım ve çok severek kullanıyorum. Üstelik 10 TL gibi de çok uygun bir fiyata satılıyor.

The Body Shop Coconut Body Butter: Son olarak en sevdiğim body butter. The Body Shop'ın bu hindistan cevizli vücut kremi kuru cildime, yaz kış pul pul dökülen bacaklarıma çok iyi geliyor. Kolay sürülüyor, çabuk emiliyor ve verdiğin nem etkisi oldukça kalıcı.

Arayı açtığımız için biraz uzun oldu ama benim bugün anlatacaklarım bu kadar. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Herkese çokça sevgiler!

Burcu,

Devamını Oku

Perşembe, Haziran 08, 2017

KOZMETİK | Maybelline Fit Me Fondöten İncelemesi

 Herkese merhaba!

Bugün bahsedeceğim ürün Türkiye'ye gelişiyle çokça ses getirmiş, hakkında pek çok iyi yorum yapılmış bir de üstüne oldukça uygun fiyata sahip bir fondöten. Maybelline'nin ünlü Fit Me serisinin fondöteni. 

Ve bu ürünle aslında çok sıkı bir ilişkimiz yok; olamadı. Peki neden olamadı? Öncelikle yapısı cildime uygun değildi, yağlı/karma ciltler için olan bir fondötendi. Ama bu tolore edilebilirdi. Hem satın aldığım yaz döneminde hafif karma olan T bölgeme uyum sağlardı, hem de birkaç damla serum damlatarak cildime uygun bir hale gelebilirdi. Ama Fit Me her iki türlü de cildimle uyuşmadı. 



Nedenlerine gelince. Bir kere kaç defa kullandıysam yüzümde inanılmaz bir ağırlık yaptı ve gün boyu yüzümde fondöten olduğunu hissettim. Yanı sıra yağlı/karma cilt fondöteniydi ancak benim kuru cildimde dahi kusma yaptı. Zaten kalıcı bir fondöten değil ancak kullandığım süre boyunca gün sonuna doğru yüzümde belirgin bir şekilde oksitlendi. Ve tüm bunlar da Fit Me'yi bir köşeye atmama neden oldu. 



Bu sebepten Fit Me fondöten hakkında çok uzun şeyler yazamayacağım, daha fazla bir şey söyleyemeyeceğim. Ancak her cilt tipinin farklı olduğunu, bana uymayanın bir başka ciltte harikalar yaratabileceğini de belirtmeliyim. O nedenle siz benim gibi yapmayın. Satın almadan önce mağazada tüm yüzünüze uygulatın, ve fondötenle bir tam günü geçirdikten sonra alıp almayacağınıza karar verin. Ben pek hoşlanmadım ama belki siz beğenirsiniz?

Herkese çokça sevgiler!

Burcu,
Devamını Oku

Pazar, Haziran 04, 2017

BAKIM | Avene Cold Cream İncelemesi



Herkese merhaba!

Pazarları sanırım otomatik olarak bakım ürünü yazıları yazasım geliyor. :) Ve kaç kere dedim bilmiyorum ama benim için makyajdan daha önemli bir şey varsa o da cilt bakımı. Dolayısıyla bu konu üzerine naçizane epey araştırıyor, soruşturuyor ve olabildiğince iyi içerikli ürünler denemeye çalışıyorum.

Söz konusu nemlendirici olunca ise durum benim için daha önemli bir hal alıyor. Zira hemen her yazımda bahsettiğim gibi kuru ve hassas bir cildim var. Bu kış da hem şehir hem iklim değiştirince ve kuru-karasal iklimin göbeğine düşünce, bir de kış son zamanların en çetin kışı olunca cildime yetecek nemlendirici bulma konusunda baya zorlandım.



Uzun bir süre bol su içmek, nem maskeleri, serumları, düzenli beslenme vs; resmen hiçbir şey kar etmedi. Ve yüzüm kuruluktan cayır cayır yanıyorken Avene'in bu nemlendiricisiyle tanıştım. Yapısı ilk etapta biraz yoğun geldi. Ancak aradığım yoğun nem sanırım bu tüpteydi ve hemen bir tane satın aldım. 

Dediğim gibi yapısı oldukça yoğun. Bu nedenle yüze dağıtmak biraz zor olabiliyor. Ama verdiği nem öyle etkili ki bu kış kuruluğuna hiçbir şekilde çare bulamadığım cildime ilaç oldu. İçeriğinde olan Avene Termal Su ve beyaz balmumunun yatıştırıcı etkisinden sanırım, cildimdeki gerginliği de her sürüşümde hemen yok etti.


Bu arada! Sürümünü kolaylaştırmak için bir yol da buldum. Elime aldığım miktara bir fıs Avene Termal Su sıkınca ve ikisini parmaklarıma karıştırdığımda yüzüme çok daha rahat uygulayabiliyorum. Yoğun yapısından sebep cilt tarafından emilmesi biraz zaman alıyor ama varsın olsun. 



Bu kadar artısı olan ve çok zorlu sınavlardan geçtikten sonra vazgeçilmez kış nemlendiricim haline gelen Cold Cream'in fiyatı da performansına göre oldukça uygun. İndirimsiz fiyatı sanıyorum 41 TL idi ama çoğu dermokozmetik sitesinde sürekli indirimde.

Eğer siz de benim gibi kuru ve hasssas bir cilde sahipseniz bu ürüne şans vermenizi öneririm. Belki yaklaşan yaz aylarında biraz ağır kalır ama özellikle sonbahar ve kış için aklınızda bulunsun. :)

Şimdilik anlatacaklarım bu kadar.

Herkese çokça sevgiler!

Burcu,



Devamını Oku

Cumartesi, Haziran 03, 2017

KOZMETİK | H&M İkili Mini Makyaj Süngerleri



Herkese merhaba!

Son zamanlarda kozmetik dünyasında altın çağını yaşayan ürünlerden biri şüphesiz makyaj süngerleri. Beauty Blender efsanesinden sonra hemen hemen her marka kendi süngerini üretmeye başladı ve aslında hep aynı kıyas yapıldı: 'Beauty Blender'a en çok hangisi benziyor?' :)

Ve bu sürede klasik boyutta olan makyaj süngerlerinin dışında makyaj süngerlerinin bir de bu mini boyları çıktı. Ben de H&M'de yine bir sünger alışverişindeyken bu iki mini boy süngeri de denemek istedim. 



Boyutları ve tasarımları bende ilk etapta gayet kullanışlı olabilecekleri izlenimi uyandırdı. Ki öyle de oldu. Minicikler ama gayet kullanışlılar.

Yıkanıp suyu sıkıldığında iki katı büyüklüğe çıkabiliyorlar. Ürün emme konusunda bir süngere göre oldukça iyiler. Neredeyse yok denecek kadar az ürün emiyorlar. Kullanım alanları ise ebatlarıyla kıyaslandığında epey geniş. Ben sanırım sadece fondöten uygulamıyorum bu süngerlerle. :) Onun dışında kapatıcı, allık, aydınlatıcı, pudra hatta bazen far dahi uygulayabiliyorum.

Şu yazıda bahsettiğim H&M'in çok konuşulan büyük boy makyaj süngerini pek sevmemiştim ama bu ikiliye bayılıyorum. Üstelik fiyatları da sanırım 8 TL idi ve performansları için gayet uygun.

Benim bugünlük anlatacaklarım bu kadar!

Herkese çokça sevgiler,

Burcu,



Devamını Oku

Pazar, Mayıs 28, 2017

KOZMETİK | MAC Jest Far



Herkese merhaba!

Bu aralar en çok deneyimlediğim ürünler hep MAC'den ve hemen hemen hepsinden de çok memnun kalıyorum. Yazının konuğu da yine o memnun kaldıklarımdan biri. Bir far. 

Şu yazımda bahsettiğim gibi MAC'den kendime bir far paleti oluşturuyordum ve palet hem günlük ihtiyacımı karşılayacak hem de gece makyajımı kurtaracak tonlardan oluşsun istiyordum. İlk rengim All That Glitters'dı; yanına da birkaç ton daha açık, daha göz pınarlarına uygulanabilecek hafif ışıltılı, şampanya bir ton arayışındaydım.



MAC'e giderken gözüme Naked Lunch'ı kestirmiş olarak gittim. Ancak sonradan kararım Jest yönünde değişti. Ve bir boşluğu daha doldurarak mağazadan ayrıldım.<3 Neden Naked Lunch yerine Jest'i tercih ettim ve Jest nasıl bir far ondan bahsedecek olursam.



Öncelikle bence Naked Lunch'tan daha pigmentli. Naked Lunch bronz/şeftali yansımaları bir tık daha belirgin olan bir far ama Jest daha benim istediğim gibi. İçinde hafif pembelik, hafif şampanyalık var ve daha aydınlık bir görünüm sağlıyor. Sürümü kadife gibi, çok kolay dağılıyor. Tozutma problemi yine tüm MAC farlarında olduğu gibi yok denecek kadar az. Ki zaten MAC farların en sevdiğim yönü de bu olabilir.<3



Uygulama şekline gelince. Ben hem göz pınarlarımda kullanıyorum, bazen de tüm göz kapağıma uyguluyorum. Ve hatta aydınlatıcı olarak denediğimde de gayet beğendim. Fiyatı ise refill olarak indirimsiz haliyle 43 TL ancak ben %20 indirimle almıştım ve epey ekonomik oldu. 

Eğer siz de böyle bir far arayışındaysanız şu an MAC online'da %10 indirim var; hemen ışınlanın derim. :) Bu arada paletteki diğer iki boşluk da doldu ve bence şahane bir palet oldu! <3 Onların yazısını da sırasıyla yazacağım. 

Herkese çokça sevgiler!

Burcu,


Devamını Oku

Salı, Mayıs 23, 2017

KOZMETİK | En sevdiğim iki Lip Balm



Herkese merhaba!

Bugünkü yazıda uzun süredir severek kullandığım iki lip balm'dan bahsedeceğim. Lip balm'ın benim için önemiyle başlayacak olursam; neredeyse nemlendirici kadar hayati ve elzem. Aşırı kuruyan dudaklarıma iyi bir lip balm uygulamadığımda oluşan gerginlik hissini ve o hissin rahatsızlığını tarif edemem sanırım. :O Bu nedenle çantamda, ofiste, başucumda kısacası vakit geçirdiğim her alanda mutlaka bulunduruyorum. 

Şimdi en çok bu yazıda bahsedeceğim iki markanın ürününü seviyorum ancak bundan kısa bir süre öncesine kadar lip balm denince aklıma gelen ilk ve tek marka Nivea'ydı. Lise yıllarımı Cherry Lipstick efsanesiyle geçiren biri olarak uzun süre başka marka kullanmadım, kullanamadım. :)

Sonra Yves Rocher ve Blistex denedim. Ancak baktım çetin geçen kışla ve Ankara ayazıyla onlar da kesmiyor; uzun bir araştırmadan sonra Nuxe ve Bioderma'da karar kıldım. Üç dört aydır da sadece bu iki ürünü kullanıyorum.



Nasıl kullandığıma gelince. Geceleri Nuxe'ün Reve De Miel Lip Balm'ını sürüyorum. Tam gecelik olan bu ürün oldukça yoğun bir yapıya sahip. Kavanoz şeklindeki ambalajını açtığınızıda burnunuza ilk olarak taptaze bir portakal kokusu geliyor. Kalın da bir yapısı olduğundan uyumadan önce sürmek daha mantıklı ve sabah uyandığınızda pamuk gibi dudaklarla karşılaşıyorsunuz. 
Ayrıca ürünün içeriği pek çok Nuxe ürünü gibi tertemiz. Yüzde 80 doğal içerikten oluşuyor; paraben, mineral yağ, suni parfüm ve hayvansal madde içermiyor.



Gündüzleri ise kurtarıcım Bioderma'nın bu Atoderm lip balm'ı. İncecik yapısıyla hafif bir ürün gibi görünse de çok yoğun nem veriyor. Çatlamalara, gerilmelere anında etki ediyor ve dudağa direk nüfuz ediyor ki sanırım bu yüzden Roaccutane tedavisi görenlere dahi öneriliyormuş.

Eğer siz de benim gibi çabuk kuruyan, çatlayıp kabuk kabuk olmaya meyilli dudaklara sahipseniz iki ürünü de gönül rahatlığıyla önerebilirim. Fiyatlarına gelince. Ben Bioderma Atoderm'i 27 TL'ye, Nuxe Reve De Miel Lip Balm'ı da 21 TL'ye almıştım ki ikisi de fiyatlarını fazlasıyla hak eden performansa sahip.

Şimdilik anlatacaklarım bu kadar, bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

Burcu,



Devamını Oku

Pazar, Mayıs 14, 2017

KOZMETİK | MAC All That Glitters Far



Bir şeye takınca eli ondan başkasına gitmeyenler kulübünden merhaba! Bu konuda epey iddialıyım.:) Bazen bir kıyafete, bazen bir ruja, bazen bir maskaraya, ve bu yazıda olduğu gibi bazen de bir fara taktı mı takıyorum. Bahsedeceğim far MAC'in kült farlarından biri olan All That Glitters. Peki kült olmayı hak ediyor mu; yanıtım sonuna kadar evet. Detaylara gelince.

Bu farı alış hikayem kendime dörtlü bir MAC far paleti oluşturma isteğimle başladı. Öyle bir dört renk seçmeliydim ki, hem günlük makyajımda rahatlıkla kullanabilmeli hem iddialı gece makyajlarını kurtarabilmeliydim. İlk alacağım far da biraz daha günlük kullanıma uygun olsun istedim. All That Glitters zaten uzun zamandır merak ettiklerimdendi, bileğimde swatch'ladığımda çok sevince de hemen satın aldım, paletime yerleştirdim.



Peki rengi, yapısı nasıl. Öncelikle yapısı şahane. Şimdiye kadar kullandığım farlar arasında en az tozutanı hep MAC farlardı, All  That Glitters'da da bu değişmedi. Tozutma yok denecek kadar az. Baz kullanmadığım halde göz kapağımda birikme yapmıyor ve bu yönünü çok seviyorum. Ancak elbette baz kullanınca hem daha kalıcı oluyor, hem de o şahane ışıltısını daha iyi veriyor.

Rengi ışıltılı, şeftalimsi bir şampanya. Çok az bir pembelik de barındırıyor ama çok çok az. Şeftali-şampanya uyumu daha baskın. 



Uygulama şeklime gelince. Günlük olarak tüm göz kapağıma sürüp bol maskarayla desteklemeyi çok seviyorum hatta bunu sanırım bir aydır her gün yapıyorum. Öyle güzel, öyle joker bir ton ki elim başka fara gitmiyor. 
Baktığınızda tek bir far evet ama içindeki farklı tonlarla sanki birkaç farın karışımıymış gibi duruyor. Yani şöyle; ben en azından şunu yapabiliyorum; göz pınarlarıma doğru iki kat sürdüğümde daha şampanya bir görünüm alabiliyor, gözün orta ve dış köşelerine geçtiğim tek katla şeftali kısmına geçebiliyorum. Umarım anlatabildim. :)

Bu arada ben bu farı bahsettiğim gibi palet oluşturmak adına Refill olarak aldım. Bu haliyle fiyatı 43 TL. Ancak şu ara MAC'de %20 indirim var ve epey uyguna geliyor. O sebeple varsa ihtiyacınız koşun!

Herkese mutlu pazarlar ve çokça sevgiler!

Burcu,

Devamını Oku

Pazar, Mayıs 07, 2017

KOZMETİK | Shiseido Ibuki Beauty Sleeping Mask



Herkese merhaba!

Bugün bahsedeceğim ürün uzun zamandır hakkını vermeye çalıştığım, ancak aslında ilk kullanımımda fikrimin büyük ölçüde oturduğu bir ürün. Hazır günlerden de pazarken ve gündem genelde bakımken alın çaylarınızı, kahvelerinizi gelin. Güzel şeyler anlatacağım. :)

Makyaj yapmak, yeni ürünler deneyimlemek ne kadar güzelse bundan daha güzeli ve önemlisi doğru cilt bakımı. Her zaman söylüyorum, benim önceliğim önce cildi besin ve bol su yoluyla içeriden beslemek sonrasında ise güvendiğim ve içeriği temiz ürünlerle içerden beslenmeyi dışarıdan desteklemek. 

İşte o dışarıdan destekleme kısmında alacağım ürünü epeyce uzun araştırıyorum. Cilt yapıma uyması gerekiyor, içeriğinin temiz olması gerekiyor ve vaadlerini yerine getireceğine inancımın tam olması gerekiyor. Sonrası ise malum, düzenli ve doğru kullanım. 



Shiseido Ibuki Beauty Sleeping Mask da işte bu aşamalardan sonra satın aldığım bir cilt bakım ürünüydü. İki aylık deneyimlemem sonucunda ise cilt bakım rutinlerimden biri haline geldi.

Öncelikle ürün bir gece maskesi. Ben iki günde bir geceleri uyumadan yarım saat önce tüm yüzüme ve boynuma masaj yaparak uyguluyorum. Öyle aromatik ve şahane bir kokusu var ki uyku öncesi verdiği rahatlama hissini çok seviyorum. İçerisinde görseldeki gibi beyaz minik partiküller var. Uygulama esnasında bunların hepsi yüzde eriyor ve markanın vaadine göre cildi bir kalkan gibi sarıyor. Yanı sıra içeriğindenki C ve E vitamini sayesinde az bir uykuyla dahi cildi canlı bir şekilde güne hazırlıyor. Bu ürün için yapılan tanımlamalardan biri ki doğruluğuna yüzde yüz katılıyorum; 'kavanozun içinde tam bir gece uykusu'.



Ibuki serisinin bu maskesi cilde verdiği nem etkisini 18 saat sonra bile koruyor. Ayrıca kullanım sonrası temizleme gerektirmiyor. Ve düzenli kullanımda koyu halkaların ve ince çizgilerin azalmasını vaad ediyor. 

Ben ilk kullandığım andan itibaren bu maskeye bayılıyorum. Peki düzenli kullanımım sonucunda ne sonuçlar aldım, onlardan bahsedecek olursam. Öncelikle cilt kuruluğumu büyük ölçüde azalttı ki sadece bu yönü için bile vazgeçemeyebilirim. Sonrasında ise kullanım sonrası her uyandığımda cildimdeki canlılığı fark edebiliyorum. Renk eşitsizlikleri gitmiş oluyor, hatta ve hatta ten ürünü kullanmasam da oluyor. Çok fazla ince çizgim olmadığı için bu konudaki etkisi hakkında bir şey diyemeyeceğim ancak morlukların azalmasında  bol suç içmeyi atlamadığınız takdirde epey etkili.



Son olarak 80 ml'lik ambalajıyla uzun süre gidecektir, çünkü fındık kadar bir miktar tüm cilde yetiyor. Fiyatı ise indirimsiz hali ile 199 TL ve evet pek ekonomik bir ürün değil. Keşke giderek artan kozmetik fiyatlarına bir dur diyen olsa ama maalesef. Yapılacak en iyi şey sanırım indirimleri ve kampanyaları takip etmek.

Anlatacaklarım şimdilik bu kadar.

Herkese çokça sevgiler!

Burcu,


Devamını Oku

Cumartesi, Nisan 29, 2017

KOZMETİK | MAC Mineralize Skinfinish Gold Deposit Allık



Merhaba!

Bir görünüp bir kendini saklayan bahar sanırım bu defa geri gitmemek üzere geldi! Dışarıda şahane bir hava var! Ve bugün beni hemen dışarı çıkmaktan ancak bu yazıda bahsedeceğim şahane ürün alıkoyabilir!

Girişten de anlaşılacağı üzere harika bir allık keşfim var. Ancak öncesinde benim allıkta neleri sevdiğime ve bu allıkla nasıl tanıştığıma gelince!

Bu blogdaki pek çok allık yazısında bahsettiğim gibi ben allıkta yanağa 'koşmuş da yorulmuş' efekti veren pembe ve tonlarını seviyorum. Olabildiğince doğal olsun, sağlıklı görünüm versin bir de gün boyu kalıcı olsun bana yeter. Bu anlamda krem/likit allıkları epey sevsem de daimi favorimin yıllardır Nars Orgasm olduğunu her fırsatta söylüyorum. 



Ancak son zamanlardaki en sevdiğim keşfim olan MAC'in Gold Deposit'inin bu bahsettiklerimle pek alakası yok. Bu ürünle nasıl tanıştığıma gelince. Epeydir gözüme kestirdiğim en güzel kırmızı rujlardan Russian Red'i almak için MAC Gordion'a gittiğimde bence MAC'in en iyi make up artistlerinden olan Ufuk yanaklarıma bu allığı uyguladı. 
Kırmızı rujla çok yakışacağını söyledi ve evet; Russian Red'le de baya iyi bir ikili olmuşlardı. Ben de mağazadan Russian Red'le beraber bu allığı da satın alıp çıktım.

Ancak sonrası hafiften pişmanlık oldu. Hem bu tonlarda elimin pek gitmediği bir allığım vardı ve pembelerden Gold Deposit gibi bir bakır/bronz'a geçmeyi ilk etapta yadırgamıştım. Ancak değiştirme şansım olmayınca kullanmaya karar verdim. Son söyleyeceğimi baştan söyleyecek olursam da o günden beri bağımlısıyım. <3



Rengi bakır/bronz olan ve altın yansımalar içeren bu allık öncelikle epey pigmentli. Öyle güzel bir tonu var ki far olarak da kullanabiliyorum ve ışıltısına bayılıyorum. Yanaklara uygulandığında aydınlatıcı kullanmama pek gerek kalmıyor. Zira kendisi yüze hem şahane bir renk veriyor hem de sim sim durmadan ışıldatıyor. Kalbimden vuran kısmı da sanırım zaten bu. 'Glowy' bir bitiş vermesi ama bunu simli durmadan yapabilmesi. <3

Bunların yanı sıra sürümü çok kolay. Dokusu kadife gibi. Parçalı, pütürlü olmadan çok rahat bir şekilde yüze yayılıyor; tüm gün de kalıcılığını koruyor. Ek olarak E vitamini ve 77 Mineral Complex içeriyor. Ve belirtmeliyim ki kokusu da şahane!



Allık konusundaki pembe tabumu ilk kez bir allıkla yıkabildim ve dediğim gibi satın aldığımdan beri her gün ama her gün kullanıyorum. Hatta yaz aylarını iple çekiyorum ve hafif bronz tene uygulandığındaki duruşunu düşündükçe ayrı heyecanlanıyorum. <3

Ben iyi ki Ufuk'u dinlemişim ve bu allıkla tanışmışım. Dilerseniz siz de beni dinleyip en yakın MAC'e koşun.<3 Garanti ederim; asla pişman olmazsınız! :)

Herkese çokça sevgiler,

Burcu,


Devamını Oku

Pazar, Mart 26, 2017

KOZMETİK | Maybelline Push Up Angel Maskara İncelemesi

Herkese merhaba!

Bugünkü yazıda bahsedeceğim ürün bir maskara. Uygun fiyatlı maskaralar açısından en sevdiğim marka olan Maybelline'nin ülkemize gelen son maskarası Push Up Angel'ı yaklaşık iki aydır kullanıyorum. Ve bendeki izlenimlerine gelince.

Öncelikle ambalaj olarak Push Up Drama'dan pek bir farkı olmaması gözümü biraz korkutmuştu. Zira Push Up  Drama kötü, çok kötü bir maskaraydı ve akması, bir türlü kurumaması, kirpikleri üç tel gibi göstermesi hatırladığım en kötü özellikleriydi. Bu nedenle Push Up Angel'a da ilk olarak mesafeli yaklaşmıştım ancak olunlu yorumların çokluğu nedeniyle satın aldım.

Ve ilk olarak şunu söyleyebilirim; Push Up Drama ile alakası yok. Aksine kirpikleri asla birbirine yapıştırmıyor. İnce fırçası ve sık kıl yapısıyla her bir kirpiği tek tek ayırıp uzatıyor. Akma bulaşma konusunda ise sanırım Maybelline maskaralar içinde en az akma yapan maskaralardan biri. Kalıcılık anlamında gayet başarılı. 



Siyahlık meselesine gelince. Açıkçası benim beklediğim ve sevdiğim kadar siyah değil. İki kat sürsem bile o kömür siyahı rengini veremiyor. Ve yine çok sevdiğim o dolgun görünümü de pek yaratamıyor. 

Bu özellikleriyle Push Up Drama'nın eksiklerini telafi eden ancak yine de mükemmel olmayan bir maskara oldu Push Up Angel benim için. Günlük kullanım için yeterli ve ihtiyacı karşılar ancak mükemmel mi; bence değil.

Bugün anlatacaklarım şimdilik bu kadar.

Herkese mutlu haftalar ve çokça sevgiler!

Burcu,
Devamını Oku

Cumartesi, Mart 25, 2017

KOZMETİK | Uygun Fiyatlı Ürünlerle Üniversite Makyaj Çantası



Herkese merhaba!

Bugünkü yazıda üniversite makyaj çantası oluşturacağız. Kendi üniversite yıllarımda kullandığım ürünlerden yola çıkarak hazırladığım bu makyaj çantasında çoğu ürün uygun fiyatlı. Olmayanlar da indirim döneminde gayet makul bir fiyata düşüyor.

Öncelikle bana göre üniversite makyajı nasıl olmalı, ben neler yapıyordum kısaca ondan bahsedeceğim; sonrasında ise ürünlere geçiyorum! :)

Ben makyaj yapmaya sanırım tam anlamıyla üniversitede başladım. Çok çok sevmeme ve uzun yıllar annemi makyaj yaparken pür dikkat izlememe rağmen lise yıllarında üç temel makyaj malzemem vardı. Pembe tonlu bir allık, siyah göz kalemi ve bizim dönemimizin efsanesi Nivea Cherry Lipstick. :) İyi ki de böyle yapıyormuşum, zira dış faktörlerle fazla yorulmamış, duru bir cildin önemi yıllar geçtikçe daha iyi anlaşılıyor. 



Üniversiteye başlamamla beraber bu ürünlere birkaç ekleme yaptım. Neydi bunlar? Yoğunluk veren simsiyah bir maskara, göz altları için çok yoğun olmayan bir kapatıcı, nude tonlarda bir ruj ve yine hafif yapıda bir pudra. Fondöten asla kullanmadım. BB kremler zaten o zaman yoktu. Ama ah o Sephora Mineral Pudra'nın dili olsa da konuşsa! :) Sanırım üç dört kutu bitirmişimdir. Ne çok severdim!

Lafı daha fazla uzatmadan; şimdi olsa nasıl bir makyaj çantası oluştururdum, bu anlamda bir arayışı olanlara öğrenci bütçesini de hesaba katarak neler öneririm, o kısma geçiyorum.

Amacımız sade bir makyaj yapmak ve canlı, sağlıklı, doğal bir görünüm elde etmek. Ve bu yaptığımız makyajı her gün, her ne olursa olsun, ne kadar yorgun olursak olalım temizlemek. İlk olarak kullanacağımız ten ürünleriyle başlayacak olursak;



Kendi zamanımda kullandığım gibi pudra değil de çok amaçlı bir BB krem seçtim. Pure Beauty'nin bu Multi-Function BB kremi hem ciltte güzel bir renk eşitliği sağlıyor, hem orta kapatıcılıkta ve ciltle çabucak bütünleşiyor hem de SPF 42 içeriyor. Kapatıcı ise Loreal True Match. Yine orta kapatıcılıkta hafif pudralı bir ürün ve sabitleme gerektirmiyor. Yani hem göz altlarımızı güzelce örttük hem de ekstradan sabitlemek için bir pudra almamıza gerek kalmadı!



Yine tenden devam edecek olursak. Yanakları biraz renklendirmek, yüzü biraz boyutlandırmak ve aydınlatmak için bu üç ürünü seçtim. The Balm'ın Stainiac adlı pembe tonlarındaki krem allığı hem yanaklarda çok doğal duruyor hem istenildiği takdirde dudaklarda da kullanılabilir. Bronzer olarak uygun fiyatlı en iyi bronzerlardan H&M Bronzing Powder. Aydınlatıcı ise elbette ki uygun/pahalı tüm aydınlatıcıların atası The Balm Mary Lou Manizer. <3 Bu üçlüyle yanaklarda da işlem tamam!



Gözlere geldiğimizde. Bu çantaya bir far paleti eklemedim. Bence gerek de yok. Bronzer'ımız ve aydınlatıcımız far ihtiyacımız pekala karşılar. :) Maskara olarak uygun fiyatlı en sevdiğim maskara Essence I love extreme, göz kalemi ise Avon'un Big Daring koyu kahverengi göz kalemi.



Ve son olarak dudaklar. Her zaman olduğu gibi üniversite makyaj çantasında da nude'dan yanayım. Maybelline Color Sensational serisinden 745 Wooden  Brown bence uygun fiyatlı en güzel nude rujlardan. Üstelik şahane kokuyor! <3

Benim anlatacaklarım ve seçimlerim bu şekilde. :) Umarım güzel bir fikir olmuştur, umarım yazıdaki ürünler işinize yarar!

Herkese çokça sevgiler!

Burcu,



Devamını Oku

Cumartesi, Mart 18, 2017

KOZMETİK | Bioderma Hydrabio Nem Serumu



Herkese merhaba!

Bugün bahsedeceğim ürün bir cilt bakım ürünü. Cilt bakımımın temel taşlarından biri haline gelen bu ürünle nasıl tanıştığımıza gelecek olursak. Uzunca süredir cildime uygun bir nem serumu arıyordum. Şöyle çabucak yayılsın, cilt tarafından çabuk emilsin ama cildim aynı zamanda neme de doysun istiyordum. Her bu konu açıldığında tekrarladığım gibi kuru bir cildim var ve bir nem serumundan haliyle çok şey bekliyorum.

Dermokozmetik markalar içinde en sevdiğim ve kullandığım hiçbir ürününde sıkıntı yaşamadığım Bioderma'nın bu Hydrabio serumunu da bu nedenle satın aldım. Öncesinde epey araştırdığım bu serum her yönüyle ve nispeten uygun fiyatıyla içime sinmişti. Bu arada ben ürünü yine bir indirim döneminde edindim. Fiyatı da sanıyorum 60 TL idi.



Ürün elime ulaştı ve yapısına baktığımda evet, akışkan bir yapıya sahipti. Bu yönüyle cilt tarafından kolayca emilebilir, kolay uygulanabilirdi. Nitekim öyle de oldu. Ancak 'serum' görevini yerine getirebiliyor mu onun için uzun süreli bir kullanım şarttı ki bir ayı geçkin bir süredir her gün kullanıyorum. Aldığım sonucun gayet olumlu olduğunu söyleyebilirim.

Bu serum sayesinde ne yapsam çare bulamadığım o gün içinde cildimin kuruluktan cayır cayır yanması hissini yaşamıyorum. Aksine gece sürdüğümde sabah ipek gibi bir cilde uyanıyorum ve sabah tekrar aynı işlemi yaptığımda verdiği nem gün boyu yetiyor. 



Ürünün içeriğinde aquagenium ve elma suyu da bulunuyor. Bunun yanı sıra DAF kompleksi içermesiyle cildin tolerans seviyesini yükseltiyor. Yoğun nem verip cilt bariyerini güçlendirmesinin yanı sıra ideal bir makyaj altı bazı işlevi de görebilir denmiş ki gayet doğru. Yağlandırmadan nemlendirmesiyle ve sağlam bir nem zemini oluşturmasıyla baz görevi de görebiliyor.

Çok severek kullandığım bu serumu gönül rahatlığıyla tüm kuru ve çok kuru ciltlere önerebilirim. Özellikle benim gibi indirim döneminde denk gelirseniz kaçırmayın derim.

Şimdilik anlatacaklarım bu kadar.

Herkese mutlu hafta sonları ve çokça sevgiler!




Devamını Oku

Pazartesi, Mart 13, 2017

KOZMETİK | Nars Laguna Bronzer


Herkese merhaba!

Nasıl anlatsam nereden başlasam bilmiyorum! Direk bu şekilde giriyorum zira bahsedeceğim ürün geç kavuştuğum çabuk alıştığım, hatta hemen vazgeçilmezim olan şahane bir ürün.

Nars Laguna Bronzer'dan bahsediyorum. Nars'ın en kült ürünlerinden biri olan Laguna Bronzer'la neden geç tanıştığımıza gelince. Açıkçası bir bronz pudraya bu kadar methiyeler dizilmesini biraz ürünün şişirilmesi olarak yorumluyordum. Bir de ben daha ziyade allık insanıydım ve herhangi bir bronzer da pekala işimi görebilirdi. 

Kanıma giren ne oldu derseniz; hipnoz olmuş şekilde videolarını izlediğim Hamiyet Akpınar bu ürünü öyle bir uyguluyordu ki her tende şahane duruyordu. Uyguladığı her yüz boyut değiştiriyor, ve ürün Kardashian kontürü gibi değil alabildiğine doğal duruyordu. Evet belki bunda uygulamanın da rolü büyüktü ama ürünün de sanırım hakkını vermek gerekiyordu.



Ben de kendi kendime Ankara keşfi yaptığım bir gün (hatta o gün Kadınlar Günüydü:) kendime bir hediye alayım dedim. :) Ve Next Level Nars'a aklımda direk Laguna'yla girdim. Mağazadaki tatlı make-up artistle önce yüzüme uyguladık. Kendi yüzümde de sonuca bayılmıştım.

Ertesi gün paketi açtığımda açıkçası hafiften endişeliydim. Acaba ben de ürünü hakkıyla uygulayabilecek miydim. Yumuşacık dar bir fırça bu noktadaki en büyük yardımcım oldu. Açıkçası daha fazla bir şeye de gerek kalmadı çünkü ürün zaten incecik. Yüzde yok gibi durup yüz kendinden boyutluymuş efekti verebiliyor. Pek çok bronzer'da karşılaştığım o çamur çamur doku bu üründe asla oluşmuyor. İçinde minicik simler var ancak bunlar yüze transfer olmuyor.



Rengi daha çok karamel gibi. Açık ve soğuk bir kahverengi. İçinde turunculuk barındırmıyor ki NW 15-20 ten rengimle en çok bu yönünü sevdim. Belki fiyatı biraz düşündürebilir ki indirimsiz fiyatı olan 140 TL ile çok ekonomik bir ürün değil. Ancak kesinlikle her kuruşunu hak ediyor. 



Benim için en önemli kıstaslardan biri de kalıcılık ve bu konuda da gayet başarılı; akşam da aynı sabah sürdüğüm gibi yüzümde duruyor. 

Bir solukta yazdığım bu yazıda sanırım Laguna hakkında kötü bir şey söyleyemeyeceğim. Açık veya orta tenliyseniz, sadece deneyin diyebilirim!

Şimdilik benden bu kadar!

Herkese çokça sevgiler!

Burcu,

Devamını Oku