modagram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
modagram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Aralık 11, 2014

STİL |Bordo

Ne zaman ki takvimler Ekim'i göstermeye başlıyor, havanın sıcak soğuk dengesi bir şaşıyor ve ağaçlar yapraklarıyla yerleri sarıya boyamaya başlıyor; işte o vakit benim içimdeki bordo aşkının kendini dışa vurma vakti oluyor.


Arada buradaki gibi değişiklikler yapsam da etkisine genelde önce tırnaklarımdan başlıyor. Hep koyu renk oje süren ben, yaz aylarında kırmızının en canlı tonlarından ton beğenirken sonbaharın gelmesiyle o kırmızılar yerini siyaha yakın bordolara bırakıyor.


Kabandan, şala çoraptan kazağa bordo gördüğüm her şeye kalbim atarken ve elim giderken, üstüne geçtiğimiz günlerde de en keyifli rutinim Modagram'da gezinirken bu eteği gördüm ve aşık oldum! Önce sepete attım sonra sabırsızlıkla bekledim ve sonra da bu şekilde kombinledim!


Renklerin psikolojimizdeki etkileri gerçekten yadsınmaz. Mesela bordo bence kışı çok iyi taşıyor. Kışın ayazını, soğuğunu siyahla görev dağılımı yaparak omuzluyor ve birliktelikleri sanki soğuk da geçirmiyor. Bu durum sayesinde bu iki renge olan aşkım kış sonuna kadar böyle sürer gider diye düşünüyorum. O yüzden bu post'u da siyah&bordo ikilisine ama en çok bordoya ithaf ediyorum. :)


Devamını Oku

Pazartesi, Ekim 20, 2014

STİL | Renk

Bazen bazı şeyleri her zamankinden daha çok istersin. Bazen tek bir tane kafiyken ya da 'azı karar' diyebiliyorken bazen istek sınırının ucunu göremezsin. İşte benim de renklerden alabildiğine güç aldığım bu kombini seçmemdeki temel neden buydu. Renklerin gücüne her zamankinden çok ihtiyacım vardı.



Bazen giyip çıkarım, bazense giydiklerimle o gün için farklı bir bağ kurarım. Mesela bu gün de bu kombindeki her bir parçayı giymekle kalmadım onlarla sadece ikimizin duyduğu minik dialoglar yaşadım! :o

İlk olarak yeşille başladım; bana 'ferahla, tazelen' dedi. 'At benim sayemde kara bulutlarını, şöyle bir derin nefes al' diye salık verdi. Bunun için de olabilecek en canlı tonlarından biriyle el verdi. Sevindim!


Bu enerjik yeşile ne yakışır diye düşünürken gardrobuma yeni katılan bu yırtık jean göz kırptı. 'Bazen her şey düzenli ve nizamlı değil, dağılmış ve kontrolsüz olunca da güzeldir' dedi. Görüntüsü de bunu doğruluyordu; ikna oldum!

Zaten çok ağır taşıyacak gücüm yoktu ve böyle hissederken bu portföy de olanca mavisiyle yardımıma koştu. İçine bu çook sevdiğim Metis Yayınları'nın alıntılarla süslenmiş defterini sığdırması da bonus oldu!


Ve sıra ayakkabılara geldi. Bu kadar renk deyip duruyorken sanırım bu stilettolardan başkası seçilemezdi. Bu sayede bir buket rengarenk gülü ayaklarımda dağıtmışım hissi ve stiletto-yırtık jean uyumu da kombinime çift kaymaklı ekmek kadayıfı oluverdi!


Renge her zamankinden çok ihtiyaç duyuyordum; kıyafetlerden yardım alarak böyle bir formül hazırladım çözüm buldum. Keşke her şeye çözüm bulmak bu kadar kolay olsa... Ama bu ara buraya girersem hiç çıkamam. O yüzden renklere ayıp etmeyeyim diyorum ve herkese iyi haftalar dileyerek bitiriyorum!
Devamını Oku

Çarşamba, Ekim 01, 2014

STİL |Taze

Yeşil deyince benim aklıma hep "taze" gelir. Çünkü yeşil ferahlatır, yeşil yeniler, yeşil güzel kokar, umutlara renk, bahara can, doğaya güç verir. Bazen bir piknik sebebi olur, bazen çıplak ayaklardan başlar tüm vücudu negatif elektrikten arındırır, bazen de gökyüzüne yüzünü dönmüş en rahat yataktır. Hem doğanın en güzel dekoru, hem çiçeklerin, börtü böceğin en yakın dostudur. Canlıdır ve her şeye yetişir.


Ton farkı sayesinde de bir sürü farklı kimliğe bürünebilir. Mesela fıstık tonunda olanı yazla çok iyiyken, zümrüte çalanı sonbaharla, kışla sıkı fıkıdır. Bildiğimiz klasik yeşil de ki işte o da benim arkamdaki ton; "taze" tanımlamasına en çok yakışandır.


Ben de sonbaharın iyice varlığını hissettirdiği şu günlerde yeşilin zümrüte çalan tonu seçtim. Ama yazı uğurlamaya gönlüm elvermediğinden fonumda da artık neredeyse doğal stüdyom olan bu çim yeşili alan olsun istedim. Günüme ve çantama da farklı bir yeşil tonuyla bir prensesi ve ikonu kapağına taşımış Milliyet Sanat Eylül eşlik ediyordu; onu da bir saatlik öğle arasını fırsat bilip çimlere serdim!  Tazelenmek için tüm koşullar hazır olduğuna göre ben de hem yeşile, hem bir yazdır stüdyom olan fonuma, hem de dolabımın bayılarak giydiğim iki parçasının yaratıcısı Modagram'a teşekkürü borç bilirim!

Herkese mutlu haftalar!
Devamını Oku

Çarşamba, Temmuz 16, 2014

STİL | Yine mi çiçek


Ah keşke şu an Sezen Aksu ve Meral Okay'ın o muhteşem şarkısındaki gibi Madam Despina bir masa kuracak olsaydı. Kirli beyaz muşamba örtüler serseydi, sediri de asmanın altına çekseydi... Ama maalesef. Üstelik tatile daha çok var!

Ben de o 'çok var'ı' çabucak bitirebilmek için sabır mekanizmamı olanca çiçek, börtü böcekle çalıştırıyorum. Mesela bu fotoğrafların çekildiği yeşil alanı çok seviyorum. Günün belli bir zaman diliminde orada olmak çok hoşuma gidiyor.


Hani bir söz var "kırmızı olsun üç kuruş fazla olsun." İşte ben tam o sözün insanıyım. Hatta bana göre yeşil de olsun üç kuruş fazla olsun, mavi de olsun üç kuruş fazla olsun, bir üç kuruş da mordan ekle derken listem baya uzar... :)

Sanırım bu ayakkabıyı görür görmez onca vurulmam da bundan. Hem çiçek hem bol renk; ikisi beraber. Kendisiyle ilk kuzenim sayesinde tanıştım. Onda görür görmez bayılmıştım, sonraki süreç de zaten gayet açık. :)


Biraz da Yengeç burcu olmamdan sebep bana yazı hatırlatacak parçaları seviyorum. Ve o parçalarla da uzun upuzun süreler geçiriyorum. Bu yaz için de bu ayakkabıları seçtim! Kimi zaman böyle çimenlerle kavuşup daha bir canlanacaklar, kimi zaman renksiz günüme renk katacaklar. Mesela bugün de güzel mi güzel bir şarkıyı dinleyip bu post'a o şarkının adını vermeme sebep oldular. <3

Devamını Oku